Sekmeç nedir, Sekmeç ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Tarla ve bahçelerdeki basamak biçiminde düzlükler.
Merdiven, merdiven basamağı.
Yerden 40-50 cm. yükseklikte, oturmak, yatmak için taş ya da topraktan yapılan yer.
Teknik terim anlamı:
Kerpiç ya da ağaç merdiven. (Başkışla Karaman Konya).
Merdiven basamağı. (Yenikent Aksaray Niğde).
Sekmeç anlamı, tanımı
Yükseklik : Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.
Merdiven : Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi, basak.
Başkışla : Karaman kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Yenikent : Az çok kendine yeterli bir çevrede, yerleştirilmesi öngörülen nüfusa, konut, iş olanağı, işyeri ve ve bunlara ilişkin kolaylıkları sağlamak amacıyla düzenlenen yeni ve büyük çapta tasarlı yerleşim yeri. Ağrı şehri, Tutak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Aksaray şehri, Yeşilova bucağına bağlı bir yer. Ankara ili, Yenikent bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Eskişehir kenti, Seyitgazi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İzmir ili, Zeytindağ bucağına bağlı bir yer. Konya ili, Obruk bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehrinde, Gediz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ordu şehri, Fatsa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Ordu şehrinde, Tekkiraz bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop şehri, Gerze ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, İmranlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Yüksekli : Nevşehir ili, Gümüşkent bucağına bağlı bir bölge.
Karaman : Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun. Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Oturmak : Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.
Basamak : Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
Aksaray : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Basama : Çocuk yürütme arabası.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Oturma : Oturmak işi. Kısa süre için konukluğa gitme.
Yatmak : Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.
Kerpiç : Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.
Karama : Karamak işi.
Düzlük : Düz olma durumu. Geniş, düz yer. Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer.
Yenik : Yenmiş, aşınmış. Savaş ya da yarışmada yenilmiş, mağlup. Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek o şeyde bıraktığı iz.
Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.
Diğer dillerde Seklavi anlamı nedir?
İngilizce'de Seklavi ne demek ? : saglawi


Bu kısımda Sekmeç nedir? Sekmeç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sekmeç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sekmeç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.