Selective distribution türkçesi Selective distribution nedir

  • Bir firmanın, ürününü yalnızca önceden belirlediği ölçütlere uyan toptancı ve perakendecilere dağıtması.
  • Seçici dağıtım.
  • Seçimli dağıtım.
  • İktisat alanında kullanılır.

Selective distribution ingilizcede ne demek, Selective distribution nerede nasıl kullanılır?

Selective : Selektif. Seçkili. Seçmeli. Ayıran. Seçimsel. Dikkatli. Amaç. Seçimli. Seçici.

Distribution : Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması. Yayılma. Dağılış. Bir özdek ya da nesneyi çeşitli evrelere, konumlara durumlara üleştirme. Rol dağıtımı. Düzenleme. Bir niceliğin işlevi olduğu bir değişkenin değerleri üzerinde ağırlıklı üleşimi. Dağıtma. Oyun kişilerinin her birinin hangi oyuncu tarafından canlandırılacağını belirtme işi. Serpme.

Selective advantage : Bir organizmaya yaşama ve üreme şansı veren herhangi bir karakter. Seçilme avantajı.

Selective advertising : Bir ürüne seçici istem yaratmak amacıyla yapılan her türlü reklam. Seçici reklam.

Selective breeding : Daha iyi bir ırk yaratacak şekilde üretme. İnsanların, bitki ve hayvanlardan üretim yolu ile kendileri için faydalı (fazla meyve, süt vb.) olan genetik soyları yetiştirmeleri. Seçici üretme. Seçici çiftleşme. Yetiştirme. Seçici çoğaltma. Seçmeli üretim. Seçici yetiştirme. Seleksiyona dayalı ıslah.

 

Selective call processing : Seçici çağrı hizmeti.

İngilizce Selective distribution Türkçe anlamı, Selective distribution eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selective distribution ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Selective distribution synonyms : a change in individual demand, ability to pay approach, a shift in supply, a change in supply, a group shares, ability rent.