Selevir nedir, Selevir ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Selin getirdiği çerçöp.

Hayvana yüklenerek gübre ya da toprak taşınan, yumuşak hasır otundan örülmüş torba.

Teknik terim anlamı:

İki kulplu, büyük, yayvan ve kesidi çenber biçiminde sepet. (Kızılca Bor Niğde).

Selevir anlamı, kısaca tanımı

Selevi : Bahçe ve bağ arasından geçen suyolu, suyatağı

Sele : Yayvan, genişçe sepet. Sere. Bisikletin oturulacak yeri.

Selevir eskisi : Davranışlarında ağır, ağırcanlı : O selevir eskisinden iş mi umarsınız?.

Hasır otu : Hasır otugillerden, bataklıklarda yetişen düz, ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya, hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz, su kamışı, kofa, kiliz (Typha).

Kızılca : Kızıla çalan, az kızıl. Aşırı derecede, kızıl. Kızıla çalan bir tür buğday.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

 

Çerçöp : Bazı ürünlerin hazırlanması sırasında arta kalan, düşük değerli yan ürünler.

Kulplu : Kulpu olan, kulpu bulunan.

Yayvan : Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş.

Çenber : Kadın başörtüsü, yemeni, yazma. Baş yemenisi, yazma.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Gübre : Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Selin : Övün. Gür akan su. Orta Asya’da yetişen, bodur, sürekli yeşil kalan bir bitki.

 

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Topra : Torba.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Diğer dillerde Selerifer anlamı nedir?

Fransızca'da Selerifer nedir ? : célérifere