Serpentariidae nedir, Serpentariidae ne demek

Serpentariidae; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: yılan akbabasıgiller].

Zooloji'deki anlamı:

[Bakınız: yılan-akbabasıgiller].

Serpentariidae hakkında bilgiler

Sekreter kuşu veya yılan akbabası (Sagittarius serpentarius), gündüz yırtıcı kuşları (Falconiformes) takımının Sekreter kuşugiler (Sagittaridae) familyasını oluşturan Afrika'ya özgü bir kuş türü. Çok yüksek bacaklı ve uzun boylu olan bu kuşlar 125 cm kadar uzunlukta olmaktadır.

Serpentariidae anlamı, tanımı

Serp : Su değirmeninde öğütülecek buğday ya da arpanın döküldüğü kutu. (Ziyere Amasya)

Serpen : Yün atmakta kullanılan yayın asıldığı esnek ağaç. Kuş avlamakta kullanılan bir çeşit tuzak. Toprak dam. Tavan. [Bakınız: sâbon].

Yılan akbabasıgiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, kartallar (Falconiformes) takımının, gündüz yırtıcıları (Accipiters) alt takımından, kanatları, kuyrukları ve bacakları çok uzun, yılanlarla beslenen türleri olan bir familya. (Serpentariidae),iyi bilinen türüdür.

Sekreter kuşu : Kartallar (Falconiformes) takımının, yılan akbabasıgiller (Serpentariidae) familyasından, 125 cm kadar uzunlukta, çok yüksek bacaklı ve uzun boylu, Afrika' da yaşayan bir tür. Yılan akbabası. (Eş anlamlısı: yılan akbabası, Serpentarius secretarius) Kartallar (Falconiformes) takımının yılan-akbabasıgiller (Serpentariidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 125 cm. Çok yüksek bacaklı ve uzun boyunludur. Tüyleri mavi-külrengi olur. Afrikada yaşar.

 

Yırtıcı kuş : Ehlîleştirilmemiş vahşi kuşlara verilen genel ad.

Uzun boylu : Boyu uzun olan. Derinlemesine, ayrıntılarıyla. Uzun süre.

Sekreter : Özel veya kamu kuruluşlarında belli bir makama, kişiye yardımcı olmak amacıyla haberleşmeyi sağlayan, yazışma yapabilen görevli. Gazetelerde sayfa düzenlemesini yapan kimse. Özel kuruluşlarda veya kamu kuruluşlarında yönetim ve yazışmalardan sorumlu kimse, yazman.

Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Yırtıcı : Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan). Tiz, yüksek (ses). İş bitiren, mahir. Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse).

Bacaklı : Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

 

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Akbaba : Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

Sekret : Salgılamak, salgı meydana getirmek.

Gündüz : Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü. Gündüz vaktinde.

Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

Diğer dillerde Serözitis anlamı nedir?

İngilizce'de Serözitis ne demek ? : serositis