Ses yönetmeni nedir, Ses yönetmeni ne demek

  • Radyo ve televizyon yayınlarında ses düzenini sağlamakla görevli kimse, tonmayster

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Ses alıcısını çalıştıran, sesin film üzerine saptanması işini yöneten kimse.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Seslendirme ile ilgili çalışmaları yöneten uzman.

İngilizce'de Ses yönetmeni ne demek? Ses yönetmeni ingilizcesi nedir?:

sound cameraman (operator, man, recordist, supervisor, camera operator), recordman, monitor man, (abd) knob twister (a.), sound director

Ses yönetmeni kısaca anlamı, tanımı:

Yönetmen : Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör. Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör. Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi.

Yönetme : Yönetmek işi.

Radyo : Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi. Bu istasyonun yayınlarını alan araç. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.

 

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Yayın : Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat. Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat.

Düzen : Alet edevat takımı. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Dolap, hile. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Yerleştirme, tertip.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.

Görevli : Resmî görevi olan kimse, memur. Görevi olan, vazifeli.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.