Sferoplast nedir, Sferoplast ne demek

Sferoplast; Veteriner, Biyoloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Penisilin gibi hücre duvarını yıkılmayan maddelerle hücre duvarı kısmen uzaklaştırılmış Gram negatif bakteri hücresi.

Biyoloji'deki anlamı:

Hücre duvarı suni olarak uzaklaştırılmış fakat hücre zarı bozulmamış ve bir seri hücresel görevlerini yapabilen bakteri veya bira mayası hücresi.

Sferoplast tanımı, anlamı

Sfero : Küresel, yuvarlak

Gram negatif : Gram metoduyla boyandığı zaman boyayı almayan ve bu nedenle pembe renkte görünen. Gram boyasıyla boyamada alkolle renksizleşen veya boyasını kaybeden. Gram boyası ile boyanamayan bakterilere Gram-negatif bakteri, boyanabilen bakterilere Gram-pozitif bakteri adı verilir.

Hücre duvarı : Sadece bitki hücrelerinde hücre zarının dışında bulunan ve hücreyi dış etkenlerden koruyan cansız yapı, hücre çeperi.

Penisilin g : Formülü C16H18O4N2S olan R grubunda C6H5-CH2- bulunan Gram pozitif bakterilere karşı etkin olan, ß-laktamaz ile etkisiz hale getirilen bir penisilin türü.

Bira mayası : Mayalanmış durumdaki biranın yüzünden alınan bir mantar türü.

Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.

 

Penisilin : Mikroplu hastalıkların tedavisinde kullanılan bir antibiyotik türü.

Yıkılma : Yıkılmak işi.

Negatif : Olumsuz. Eksi, pozitif karşıtı. Gerçekteki aydınlık ve karanlık bölümleri tersine gösteren fotoğraf camı veya filmi.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Bozulma : Bozulmak işi.

Kısmen : Bazı bakımdan, bazı yönden. Bütün değil, bir bölüm olarak.

Penis : Erkeklik organı.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

 

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Fakat : Ancak, ama, lakin.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Zarı : Evet, olasılıkla. Her halde, evet öyle.

Yıkı : Harabe.

Diğer dillerde Sferoplast anlamı nedir?

İngilizce'de Sferoplast ne demek ? : spheroplast