Shovels türkçesi Shovels nedir

Shovels ile ilgili cümleler

English: What do we need shovels for?
Turkish: Küreklere ne için ihtiyacımız var?

English: Ali grabbed one of the shovels and started digging.
Turkish: Ali küreklerden birini aldı ve kazmaya başladı.

Shovels ingilizcede ne demek, Shovels nerede nasıl kullanılır?

Shovelsful : Kürek dolusu.

Shovel in : Avanta kazanmak. Parayı bulmak. Yolunu bulmak. Büyük para kazanmak.

Shovel loader : Kürekli yükleyici. Kürekti yükleyici.

Shovel up : Küremek.

Digging shovel : Kazı küreği.

Power shovel : Kazı makinesi. Şovel. Ekskavatör. Kepçeli tarak.

Shovelfuls : Kürek dolusu.

Steam shovel : Kazı makinesi. İstimli ekskavatör. Büyük mekanik olarak işletilen buharlı bir kazıcı veya ekskavatör. Buharlı kazıcı. Ekskavatör.

Shoveler : Kürekle atan kimse. Kaşık gaga ördeği. Kürekle atan. Kürekçi. Kaşıkçın. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, 48 cm kadar uzunlukta, siyah, beyaz ve kahverengi karışık tüylü, gagası siyah, ayakları kırmızı, türkiye'de kışlayan, avrupa, asya ve kuzey amerika'da sazlık, göl ve bataklıklarda yaşayan, deniz kıyıları ve adalarda da görülebilen göçmen bir tür. Tatlı suda yaşayan bir tür ördek. Kürekleyen. Kürekle kazan veya birşeyleri kürekle atan kimse. Genişgagalı ördek.

 

Mechanical shovel : Mekanik kürek.

İngilizce Shovels Türkçe anlamı, Shovels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shovels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shovel : Küreklemek. Kürek. Kürek dolusu. Bir kürek dolusu miktar. Küremek. Faraş. Kürekle temizlemek.

Shoveling : Kürekle atma. Küreme. Kürekle boşaltma.

Shovelling : Küreme. Kürekle boşaltma. Kürekle atma.

Shovelled : Kürekle atılmış. Kürenmiş.

Force : Cebir. Kuvvet. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zorlamak. Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur). Güç. Baskı yapmak. Zorlama. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Irzına geçmek.

Spades : Maçalar. Pik. Maça serisi.

Shoveled : Kürekle atılmış. Kürenmiş.

Push : ...yaşına merdiven dayamak. Atılma. Dayanmak. Uyuşturucu satmak. Baskı yapmak. Destek. Bastırmak. İtiş. Sıkıştırmak. Çaba.

Scoop : Haber atlatmak. Kaşıkla çıkarmak. Çıkarmak. Dağınık ışık kaynağı olarak kullanılan 750 w gücünde, dördül biçimde, içi beyaza boyanmış maden bir kutudan oluşan ışıtaç. Işıtacı, tas biçiminde bir yuvaya yerleştirilmiş, 500-1.000 w'lık, yayındırıcı ve yansıtıcı ışık kaynağı. Kepçe ile boşaltmak. Kepçe ile çıkarmak. Diğer gazeteleri atlatmak. Oymak. Dağıtıcı.

Hand tool : El aleti.

Shovels synonyms : post hole digger, hand shovel, posthole digger, scoop shovel.

Shovels zıt anlamlı kelimeler, Shovels kelime anlamı

Pull : Hareket etmek. Çevirmek (iş). Kürek çekmek. Çekiştirmek. Asılmak. Koymak. Koparmak. Gelmek. Kalkmak (araba). Çekiş.