Simple labour power türkçesi Simple labour power nedir
- Marksist yaklaşımda, her insanın fizik yapısında ortalama olarak bulunan emek gücü.
- İktisat alanında kullanılır.
- Basit emek.
Simple labour power ingilizcede ne demek, Simple labour power nerede nasıl kullanılır?
Simple : Süssüz. Kolay anlaşılır. Basit. Olağan. Budala. İçten. Yalınç. Karmaşık olmayan. Kocakarı ilacı. Yapması kolay.
Labour : Doğurma. Ayrıntılara girmek. Emekle meydana getirmek. ä°şçi partisi'ne ilişkin. Doğum sancısı. (gemi) denizde çalkalanmak. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Doğum. Çalışmak. İşçi sınıfı.
Power : Sözü geçerlik. Kudret. Hegemonya. Hızla gitmek. Mat.kuvvet. Yetke. Derman. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı. vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık bir güç, saniyede 1 jul iş yapar). Vekaletname. Yapma gücü.
Simple labour : Basit emek. Marksist yaklaşımda, her insanın fizik yapısında ortalama olarak bulunan emek gücü.
Alienation of labour power : Marksist yaklaşımda, emeğin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olamaması sonucu işçi sınıfının neyin, ne kadar ve nasıl üretileceğine karar veremeyerek üretim sürecinden kopması; malın piyasa değerinin ücretli emeğin mala kattığı değerden yüksek olması ve işçinin emeğiyle ürettiği mala egemen olamaması. Emeğin yabancılaşması.
Free labour power : Marksist kuramda emekçinin özgür iradesiyle işgücü piyasasına sunduğu ve artık değerin kaynağı olan emek. Özgür emek.
Reserve army of labour power : Yedek işgücü ordusu. Marksist kuramda, emek yerine makinenin kullanılmasıyla üretimden alıkonulmuş veya uzaklaştırılmış, geçici ya da sürekli olarak işsiz bırakılmış, gerektiğinde çalışan kesimin ücret artışı üzerinde baskı unsuru olarak kullanılan, hazır ve düşük ücretle çalışabilecek işgücü olarak görülen kitle.
İngilizce Simple labour power Türkçe anlamı, Simple labour power eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Simple labour power ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Simple labour power synonyms : simple labour, lean labour, a shift in demand, abnormal budget, abnormal budget receipts, a change in individual demand, a type mutual funds, a change in demand, a shift in supply.

Bu kısımda Simple labour power kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Simple labour power ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Simple labour power anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Simple labour power ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.