Sinema derneği nedir, Sinema derneği ne demek

Sinema derneği; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Üyelerine sinema sanatını tanıtmak, sevdirmek, sinema bilgi ve kültürünü vermek, sinema yapıtlarını değerlendirmeyi öğretmek amacını güden kuruluş.

Sinema derneği anlamı, tanımı

Sinem : “Gönlüm, yüreğim, çok sevdiğim” anlamında kullanılan bir isim”

Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.

Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.

Sinema yapıtları : Sinemalarla benzeri yerlerde gösterilen her türlü filmler ve projeksiyon diapozitifleri.

Sinema sanatı : Herhangi bir kavramı, bir düşünceyi, bir konuyu, -sesli sinemada sesle de desteklenen- devinimli resimler (görüntüler) yardımıyla ortaya koymak amacını güden sanat dalı.

Değerlendirme : Değerlendirmek işi, kıymetlendirme. İletişim organlarında izlenme oranı.

 

Sevdirmek : Sevmesini sağlamak.

Öğretmek : Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak. Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak. Yetenek kazandırmak.

Tanıtmak : Bir kimsenin veya bir şeyin tanınmasını sağlamak. Bir kişinin kim olduğunu başkasına bildirmek, tanıştırmak, takdim etmek, prezante etmek.

Sevdirme : Sevdirmek işi.

Öğretme : Öğretmek işi.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

Tanıtma : Tanıtmak işi, takdim, prezantasyon.

Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Kültür : Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Tarım. Bireyin kazandığı bilgi. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

 

Yapıt : Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser. Yayın, kitap.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Güden : Çoban, sığırtmaç. Testi. Bandoyu yöneten adam. Kalınbağırsak. Çoban.

Diğer dillerde Sinema derneği anlamı nedir?

İngilizce'de Sinema derneği ne demek ? : film society