Sinilemek nedir, Sinilemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Hafif sesle inleyerek ağlamak.

[Bakınız: siğilemek].

Issız kalmak (ev, yurt ve benzerleri için).

Kocamak, güçsüz kalmak.

Madensel kaplar dokununca ses çıkarmak.

Hafif sesle inleyerek ağlamak.

Madensel kaplar dokununca ses çıkarmak.

Canı yanan köpek inler gibi ses çıkarmak.

Çınlamak, uğuldamak: Gulâm siniliyo.

Sızlamak.

İnleyerek ağlamak.

[Bakınız: siğilemek].

Köpek ve köpek enikleri için içlerini çeke çeke inlemek(Çayağzı).

Teknik terim anlamı:

İniltili ses çıkarmak.

Sinilemek anlamı, kısaca tanımı

Sinil : 1.Siğil, deride sert kabarcıklar. 2.Atın ayaklarındaki aklık. Siğil

Sinile : Bayram ve özel günlerde pişirilen, birkaç halka hamur bir araya getirilerek yapılan bir çeşit ekmek.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

Siğilemek : 1.Madensel kaplar dokununca ses çıkarmak. 2.Canı yanan köpek inler gibi ses çıkarmak. Madensel kaplar dokununca ses çıkarmak. Canı yanan köpek ve benzerleri hayvan inler gibi ses çıkarmak.

Uğuldamak : Sürekli gürültülü, boğuk ve anlaşılmaz ses çıkmak. Kişinin zaman zaman duyduğu rahatsız edici, boğuk ses.

Çınlamak : "Çın" diye ses çıkarmak. Yankı vermek.

Madensel : Madenle ilgili veya madene özgü olan, madenî, metalik. Madenden yapılmış.

 

Çıkarmak : Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

Sızlamak : Hafifçe ağrımak. Yakınmak.

Uğuldama : Uğuldamak işi.

İniltili : İnleme sesiyle yüklü, inlemeli.

İnlemek : Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek. Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak.

Sızlama : Sızlamak işi.

Kocamak : Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, ihtiyarlamak.

Ağlamak : Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

Çınlama : Çınlamak işi.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

Kalmak : Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.

 

Güçsüz : Gücü olmayan, âciz.

Kocama : Kocamak işi.

Diğer dillerde Sinik harf anlamı nedir?

Fransızca'da Sinik harf nedir ? : lettre quiescente ou quiescible