Sinkaf nedir, Sinkaf ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Erkeklik organı ve ilgili sövgülerin tümünün kısaltılmış biçimi : Çocuklara daha ilk ağızda sinkâfla gonuşmayı öğrediyorlar.

Sinkaf tanımı, anlamı

Erkeklik organı : Erkeğin çiftleşme organı, kamış, sik, zeker, penis, fallus

Kısaltılmış : İçeriğini ve anlamını yitirmeden kısa bir biçime getirilmiş (yapıt).

İlk ağızda : Önce, öncelikle, ilk iş olarak, her şeyden önce.

İlk ağız : Gebelik sonucunda süt bezlerinden salgılanan, sütten farklı ve besin değeri daha yüksek saydam sıvı. Kolostrum. Embriyonun gelişmesi sırasında gastrula evresinde meydana gelen deliğin dışarıya açıldığı açıklık. Blastopor. Blastopor. (karşılık: blastopor), Embriyonun gelişmesi sırasında gastrulâ evresinde meydana gelen deliğin dışarıya açıldığı açıklık.

Erkeklik : Erkek olma durumu. Erkekçe davranış, yiğitlik, mertlik. Bir erkeğin fizyolojik görevini yerine getirme gücü.

Gonuşma : Konuşma.

Erkekli : Erkeği olan.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Tümün : Hep, bütün.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Sövgü : Sövmek için söylenen söz, sövme, küfür.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

Öğre : Eğitim.

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

Tümü : Nezle : Soğuktan tümüye tutuldum.

Gonu : Konu.

Çocu : Çocuğu.

Diğer dillerde Sinister anlamı nedir?

İngilizce'de Sinister ne demek ? : sinister