Sirdan nedir, Sirdan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gerdanlık.

Kolye; gerdanlık.

Sirdan hakkında bilgiler

Sirdan (Farsça: سيردان‎), İran'ın Kazvin Eyaleti'nde şehir. Eyaletin Kazvin şehristanı'ndaki, Tarım Sofla bahşı'nın yönetim merkezi olan şehrin 2006 yılı resmi nüfusu 462 kişi ve 182 hanedir. Alamut

Sirdan anlamı, tanımı

Gerdanlık : Çoğu değerli taş ve madenlerden veya altın paradan yapılmış, boyna takılan takı

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

Merkezi : Merkezde olan, merkezi oluşturan.

Alamut : Aydın şehrinde, Bozdoğan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Gerdan : Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü. Şişmanlarda çenenin altındaki tombulluk. Kesim hayvanlarında boyun.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Farsça : İran devletinin resmî dili, Acemce. Bu dille yazılmış olan.

Eyalet : Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi. Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi.

 

Yöneti : Yönetme işi.

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Resmi : Devletin olan, devlete ait, devletle ilgili, özel karşıtı. Devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan, formel. Samimi olmayan, teklifli, ciddi. görevsel (officiel, öffentlich). -sened : görevsel dayanç, görevsel belgit (öffentliche Beurkundung). -şekil: görevsel biçim. tasfiye: görevsel arıtım. Devletle ilgili olan. Törenle yapılan. Çok ciddi.

Tarım : Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.

Kolye : Ucuna süs eşyaları konularak boyna takılan takı.

Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genel olarak tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Tarı : Mısır tanesi. Tanrı. Soy, nesil. Ekin. Darı, tahıl. İyi, güzel.

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan.

Fars : Güldürü. İran'ın güneybatısında yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

Yılı : Yılkı, davar.

Hane : Ev, konut. Basamak. Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri. Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz. Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz. Ev halkı.

Diğer dillerde Sir anlamı nedir?

İngilizce'de Sir ne demek ? : cirrus