Soba nedir, Soba ne demek

"Soba" ile ilgili cümleler

  • "Gözünü soba ateşine dikip ne düşünüyorsun?" - H. E. Adıvar

Yerel Türkçe anlamı:

Konuk odası.

Ev içinde küçük banyo, gusulhane.

Bilimsel terim anlamı:

Bir odanın ısıtılmasında kullanılan, içinde gaz, sıvı ya da katı yakıt yanan aygıt.

İngilizce'de Soba ne demek? Soba ingilizcesi nedir?:

stove

Soba hakkında bilgiler

Soba, ısınmaya yarayan bir ev aletidir.

Eskiden yaygın olarak kullanılıyorsa da, doğalgazın ve daha sağlıklı ısınma araçlarının yaygınlaşmaya başlamasıyla soba kullanımı azaldı. Elektrikli, katı, sıvı ve gaz yakıtlı modelleri vardır. Doğalgazın yaygınlaşmasıyla birlikte doğalgazlı sobaların kullanımı da artmıştır. Doğalgazlı sobalar baca yapılarına göre bacalı ve hermetik tip olmak üzere ikiye ayrılırlar. Hermetik tip cihazlar gazın yanması için gereken oksijeni dış ortamdan sağlayıp egzoz gazını yine dış ortama atan cihazlardır. Bacalı tip cihazlar ise yanma havasını (oksijeni) iç ortamdan alan cihazlardır.

Soba ile ilgili Cümleler

  • Sobayı kapattığıma eminim.
  • Ali sıcak sobada elini yaktı.
  • Sobadaki kömür yanıyor.
  • Soba yanıyor.
  • Tam sobanın önünde dursa bile Mustafa hâlâ üşüyordu.
  • Ali sıcak sobaya dokundu ve elini yaktı.
  • Sobanın önüne sıç ve bunun için kaderi suçla.
  • Sobayı kapatmayı unutma.
  • Sobayı kapattığından emin misin?
  • Aynı zamanda ütü, elektrikli su ısıtıcısı ve elektrikli soba kullanmayınız.
  • Eski soba için on dolar teklif ettim.
  • Bir gaz sobası yemek için en iyi ısıyı sağlar.
  • Sobaya dokunma.
  • Ali sobanın üzerine bir çaydanlık koydu.
 

Soba anlamı, tanımı:

Isınma : Isınmak işi.

Katalitik soba : Tüp gaz ile çalışan, ısıtma amacıyla kullanılan bir soba türü, katalitik.

Gaz sobası : İçine konan gaz yağının yanmasıyla ısınan soba.

Odun sobası : Sadece odun yakılmasına elverişli bir soba türü.

Sobacı : Soba yapan, satan, onaran veya kuran kimse.

Sobacılık : Sobacının işi veya mesleği.

Sobalık : Sobanın alabileceği miktarda olan. Soba yapmaya elverişli olan. Sobaya girebilecek büyüklükte olan.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Odun : Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç. Anlayışsız ve kaba (kimse).

Elektrik : Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Çalış : Çalma işi.

Aracı : İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. Ara bulucu. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta.

 

Alet : Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

Yaygın : Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Sınırı genişlemiş. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan.

Soba çolağı : Soba dirseği.

Soba odası : Kapısı mutfaktan açılan oda.

Sobacısavası : Soba borusu yaparken kullanılan örs. (Gölbaşı *Çankaya -Ankara)

Sobalah : Bir çeşit başlık

Sobalı : Sobası olan. Soba ile ısınan.

Sobamakası : Sobacıların saç kesmek için kullandıkları makas. (*Güdül -Ankara)

Sobasız : Sobası olmayan.

Diğer dillerde Soba anlamı nedir?

İngilizce'de Soba ne demek? : n. Japanese noodle prepared with buckwheat flour

n. kneading, act of squeezing and shaping (clay, dough, etc.); massage

v. press; knead

Fransızca'da Soba : poêle [le]

Almanca'da Soba : n. Ofen

Rusça'da Soba : n. печь (F), печка (F), теплица (F), испечь (F)

adj. печной