Sole right türkçesi Sole right nedir

Sole right ingilizcede ne demek, Sole right nerede nasıl kullanılır?

Sole : Evlenmemiş. Pençelemek (ayakkabıyı). Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Ayakların yere değen alt yüzü. Dilbalığı. Tek. Ayağın yere basan ve parmak dibi ile topuk arasında kalan hafifçe çukur bölgesi. Ayak tabanı. Pençe. Bekar.

Right : Çeki düzen vermek. Haklı çıkarmak. Sağa. Gayet. Tam olarak. Düzgün. Doğru. Haklı. Telafi etmek. Sağ.

Sole agency : Genel acentelik. Tek acente.

Sole agent : Tek temsilci. Genel acente. Umumi acente. Yegane temsilci. Tek yetkili mümessil. Tek mümessil.

Sole bill : Tek nüsha düzenlenen bono. Tek nüshalı bono.

Sole heir : Yegane mirasçı. Tek mirasçı. Umumi mirasçı.

İngilizce Sole right Türkçe anlamı, Sole right eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sole right ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prerogatives : Ayrıcalık. Yetenek. Kabiliyet.

Franchise : Üyelik. Bağışıklık. Muhafiyet. Hükümetçe tanınan ayrıcalık veya bağışıklık. Dokunulmazlık. Melce. Ayrıcalık. Berat. Satış tekeli hakkı.

Grant : Nasip etmek. Bağışlamak. Ödenek. Teslim etmek. Bağışlama. Nasip. Bahşetmek. Devir. İtiraf etmek. Varsaymak.

Prerogative : Ayrıcalı. Yetenek. Hak. Yetki. Ayrıcalık. Ayrıcalıklı. Kabiliyet.

 

Royalties : Krallık. Ayrıcalık. Lisans. Yayın hakkı gelirleri. Telif ücreti. Telif ücretleri. İşletme payları. Telif hakkı. Hükümdarlık.

Royalty : İşletme özel izni. Bilgisayar, iktisat, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Bulgunun işletilmesi için verilen ve anlaşmaya dayanan izin. Hükümdarlık. Belge iyesince bir başkasına belgeyi kullanması için verilen izin. Yapıt ücreti. İmtiyaz ücreti. Kraliyet hanedanı. Kullanma izni. Kraliyet ailesi bireyleri.

Privileging : Ayrıcalık tanımak. Ruhsat. Ayrıcalık. Ayrıcalıklı kılmak. Muaf tutmak. Rüçhan hakkı. İmtiyaz vermek. Öncelik hakkı. Müsaade.

Faculty : Öğretim kurulu. Bir okulun yönetim ve öğretim ile ilgili işlerinden sorumlu kimselerden oluşan kurul. bir eğitim kurumunda görevli öğretmenlerin tümü. Yetenek. Allah vergisi. Beceri. Kuvvet. Fakülte. Kuvve. Yapma özgürlüğü. Ayrıcalık.

Faculties : Yapma özgürlüğü. Yetki. Yeti. Ayrıcalık. Allah vergisi. Fakülte. Kabiliyet. Beceri. Yetenek.

Privileges : Dokunulmazlık. Özel hak. Ayrıcalıklar. Ayrıcalık. Rüçhan hakkı.

Sole right synonyms : patent, concession, privilege, liberty, franchises, concessions.