Spaces türkçesi Spaces nedir

  • Boşluk uzat.
  • Ara vermek.
  • Boşluk bırakmak.
  • Aralıklar.
  • Aralıklı dizmek.
  • Aralık bırakmak.
  • Boşluklar.
  • Espas koymak.

Spaces ile ilgili cümleler

English: Some systems, such as Burroughs B5500, do not use paging to implement virtual memory. Instead, they use segmentation, that divide virtual address spaces into variable-length segments. A virtual address consists of a segment number and an offset within the segment.
Turkish: Burroughs B5500 gibi bazı sistemler sanal bellek uygulamak için sayfa numaralama kullanmazlar.Onun yerine segmentasyon kullanırlar, bu sanal adres alanlarını değişik uzunluktaki segmentlere böler. Bir sanal adres bir segment numarası ve segment içinde bir ötelemeden oluşur.

English: Ali drew a spaceship.
Turkish: Ali bir uzay gemisi çizdi.

English: When first year students write compositions, shouldn't they leave spaces between words?
Turkish: Birinci sınıf öğrencileri kompozisyon yazdıklarında, kelimeler arasında boşluklar bırakmaları gerekmiyor mu?

English: Ali parked in one of the empty spaces in front of the library.
Turkish: Ali kütüphanenin önündeki boş alanlardan birine parketti.

English: The eternal silence of these infinite spaces terrifies me.
Turkish: Bu sonsuz boşluğun ebedi sessizliği beni korkutuyor.

 

Spaces ingilizcede ne demek, Spaces nerede nasıl kullanılır?

Spaces and ellipses : Boşluklar ve üç noktalar.

Collective spaces : Bir kentte, tüm nüfusun yararlanmasına açık olan yol, durguluk, açık ve yeşil alan vb. yerler. Ortak alanlar.

Homeomorphic spaces : İlingesel uzaylar. Homeomorfik uzaylar. Topolojik eş yapılı uzaylar.

Isometric metric spaces : Eşmetrel uzaylar.

Isometric spaces : İzometrik uzaylar. Eş ölçekli uzaylar. Eşölçevli uzaylar.

Airspaces : Hava sahası.

Space age : Uzay çağı.

Homotopic subspaces : Homotopik altuzaylar. Uzamdaş uzaylar.

Spaceships : Uzaygemisi. Uzay gemisi. Uzay aracı.

Tabs and spaces : Sekme ve aralıklar.

İngilizce Spaces Türkçe anlamı, Spaces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spaces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crenel : Mazgal. Kale duvarı deliği. Kale duvar deliği.

Location : Konum. İşlik arsası. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Konumlama. Bk. bellek yeri. Dışarıda çevirimler için ayrılmış, geniş, boş, işliğe bitişik ya da başka bir yerde bu işte kullanılan arsa. Yer. Gözlemleri bir eksenler dizgesinde yatay ve düşey eksene olan uzaklıklarıyla göreli yerlerine yerleştirme. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.

Space : Boş yer. Aralamak. Mesafe. Süre. Uzam. Uzay. Bilgisayar, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Mekan. İnsanı, çevreden belli bir ölçüde ayıran ve içinde yaşam etkinliklerini ve eylemlerini sürdürmesine elverişli, toprak, hava ve sudan oluşan çevre.

Form : Yapmak. Yazılı biçim. Geliştirmek. Davayı gören yargılık. Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Biçim. Biçim almak. Oluşturmak. Şekillendirmek. Kurmak.

 

Angle : Balık tutmak. Olta ile balık tutmak. Kıvırmak. Bakış açısı. Korniyer. Açı. Açı yapmak. Köşe yapmak. Açı oluşturmak. Saptırmak.

Swath : Tırpanla biçilmiş ekin yığını. Alan (şerit halinde uzanan). Orakla bir defada biçilen yer. Bir defada biçilen alan. Şerit. Tırpan. Biçme makinesi vb´nin bir geçişte kestiği yer.

Adjourn : Tecil etmek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Bitmek. Dağılmak. Tehir etmek. Geçmek (bir yere). Ertelenmek. Sonraya bırakmak. Ertelemek. Oturuma son vermek.

Break : Parçalamak. Koparmak. Uymamak. Çiğnemek. Yıkmak. Batırmak. Çözmek. Kırılmak. Açıklık. Mahvetmek.

Discontinuing : Durmak. Bırakmak. Durdurmak. Sona ermek. Kesmek. Devam etmemek. Son vermek.

Compartment : Bölge. Alan. Hücre. Bölüm. Kompartıman. Kısım. Göz. Bölüntü. Kompartman. Bölme.

Spaces synonyms : enclosed space, bacteria species, pleural space, var., type species, fish species, subarachnoid space, natural enclosure, taxonomic category, vacuum, have a break, taxon, void, taxonomic group, emptiness, gap, vacancy, hole, blanks, discontinued, breed, interrupts, amorphous shape, opening, genus, stock, cavity, expanse, tolerating, half close, intermit, crenelle, variety.

Spaces zıt anlamlı kelimeler, Spaces kelime anlamı

Act : Yasa. Etki etmek. Rol yapmak. Oynamak. Bölüm. Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Numarası yapmak. -e etkimek. Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Etki.

Enforce : İcra etmek. Takviye etmek. Zorla kabul ettirmek. Güçlendirmek. Tatbik etmek. İnfaz etmek. Zorlamak. Sözünü geçirmek. Zorla yaptırmak. Yürütmek.