Spates türkçesi Spates nedir
Spates ingilizcede ne demek, Spates nerede nasıl kullanılır?
A spate of : Pek çok. Bir sürü.
Spate : Büyük miktar. Sağanak. Sel. Akın. Kalabalık. Su taşkını.
Crispate : Kıvırcık. Dalgalı. Kıvrımlı. Bukleli. Buruşuk.
Cuspate : Sivri uçlu. Sivri kenarları olan. Sivri çıkıntıları olan.
Cuspated : Sivri uçlu. Sivri. Uçları olan.
Spatial : Uzaya ait. Konumsal. Uzaklığa. Uzayla ilgili. Uzamsal. Uzaysal. Uzamla ilgili. Sahaya ait. Üç boyutlu.
Spat : Atışmak. Yumurta bırakmak (istridye). Sıcak tartışma. Kısa tozluk. Dalaşmak. Ağız kavgası etmek. Münakaşa. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Ağız dalaşı yapmak. Şamar.
Spatial filter : Uzamsal süzgeç. Uzaysal süzgeç.
Spathic : Katmanlı taş gibi. Mineral katmanlı taşa benzeyen.
Spatial organization : Uzam örgütlenmesi. Uzamda yer alan yerleşme birimlerinin aralarındaki düzenli ilişkilerin oluşturduğu örgüt biçimi, uzamdaki yerleşme birimlerinin aralarında belli ve değişmeyen bir işlevsel ilişkiler bütününün oluşması ya da oluşturulması süreci.
İngilizce Spates Türkçe anlamı, Spates eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cleavage : Yarma. Çatlama. Segmentasyon. Görüş ve tutumların karşıt uçlara bölünerek ayrılması. Bölünme. Embriyoyu meydana getirmek üzere döllenmiş yumurtanın geçirdiği bir seri mitoz bölünme ile önce ikiye, sonra dörde, sonra 8, 16 vb. sayıda hücrelere devam eden bölünmeler sırasında morula, blastula, gastrula evrelerinin ve daha sonra da embriyonun oluşması. segmentli hayvanlarda, böceklerde, embriyonun gelişmesi sırasında vücudun parçalara ayrılması. metamerizasyon. Bir kristalin, belli doğrultularda atomların durumlarıyle ilgili içyapışkanlı ayrılıklarından ötürü, koşut düzlemler boyunca ayrılabilmesi. Göğsün dekolteden görünen kısmı. Memelerin arasındaki boşluk. Bir buzsulu, doğal katmanları doğrultusunda yarma işlemi ya da yarma biçimi.
Chunk : Yığın. Külçe. Tıknaz. Tıknaz ve güçlü adam. Kısa boylu adam. Kocaman parça. Kalın parça. Kalın bir parça. İri parça.
Wholeness : Noksansızlık. Tümlük. Sağlamlık. Bütünlük. Tamlık.
Administrative division : İdari bölge. İdari bölüm.
Flux : Akış. Akıntı. Değişip durma. Eritken. Değişkenlik. Eritme. Akma. Yükselme. Akıtmak. Suların kabarması.
Downfalls : Mahv. Çöküş. Düşüş. Yıkılış. Tuzak. Düşme. Yıkılma. Boşanma (yağmur). Yağış.
Separation : Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme. Ayrışma. Boşluk. Ayrılma. Karı kocanın karşılıklı anlaşıp, eşin ve çocukların bakım ve desteklenmesi konularını bir çözüme bağlayarak evlilik birliğini bozmaları. Aralık. Ayrı yaşama. Hasretlik. Ayırma. Ayrılık.
Motion : İşleme. İşaret. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü. Hareket ettirmek. Güdü. Devinim. Önerge. Kımıltı.
Afflux : Kabarma. Akış. Kan hücumu. Kan toplanması. Akıntı.
Territorial division : İdari bölge. Bölgesel ayırım.
Spates synonyms : imminentness, soviet socialist republic, saving grace, polyvalency, state of flux, beingness, multivalency, homozygosity, forthcomingness, imminency, eternal damnation, canadian province, neotony, impendency, australian state, activeness, state of grace, italian region, caboodle, ownership, unity, country, brashest, receivership, merchantability, ne plus ultra, dependence, oodles, medium, brashes, being, impendence, delegacy.
Spates zıt anlamlı kelimeler, Spates kelime anlamı
Unemployment : Aylaklık. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. İşçisizlik. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu. İşsizlik. Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu.
Being : Mahluk. İnsan. Vücut. Yaradılış. Yaratık. Varlık. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Varoluş. Tanrı.
Motionlessness : Hareketsizlik.
Spates antonyms : activeness, homozygosity, high status, low status, immaturity, employment, nonexistence, union, imperfection, nonbeing, inaction, unskillfulness, inactiveness, heterozygosity, perfection, separation, dystopia, inactivity, motion, maturity, utopia, activity, action, disorder, order, dominant, upper class, middle class, subordinate, lower class.

Bu kısımda Spates kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spates ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spates anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spates ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.