Sporosist nedir, Sporosist ne demek
Sporosist; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
İç parazit olarak yaşayan trematotlarda mirasidyum denen genç larvanın bir salyangoz içine girdikten sonra meydana getirdiği kirpiksiz, ağzı ve bağırsağı olmayan larva evresi.
Zooloji'deki anlamı:
Trematodlarda, mirasidyum denen genç larvaların bir salyangoz içine girdikten sonra meydana getirdiği kirpiksiz, ağzı ve bağırsağı olmayan bir larva evresi.
Sporosist tanımı, anlamı
Spor : Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi
Trematodlar : İlkel solucanlar (Scolecida) dalının, yassı solucanlar (Platyhelminthes) sınıfından, vücutları ince ve kutikula ile örtülü, ergin evrede asalak olarak yaşayan, çekmenleri bulunan, anüsleri olmayan fakat sindirim kanalları iyi gelişmiş türleri olan bir takım. Karaciğer kelebeği (Distomum) ve şistozomum (Schistosomum) cinsleri iyi bilinir. (Trematodes), Çokgözeli hayvanlardan ilkel-kurtlar (Scolecida) dalının yassıkurtlar (Plathelminthes) sınıfına giren bir takımı. Vücutları ince bir kutikula ile örtülüdür. Ergin evrede tüm olarak asılak yaşarlar ve çekmenleri vardır. Anüsleri yoktur, fakat sindirim kanalları iyi gelişmiştir. Karaciğer kelebeği (Distomun), şistozomum (Schistosomum) iyi bilinen cinsidirler.
İç parazit : [Bakınız: iç asalak]. İç asalak.
Mirasidyum : İnsan, köpek, kedi ve domuz gibi memelilerin karaciğerinde parazit olarak bulunan, yumurtadan çıkıp konak olarak sümüklü böceğe geçen, karaciğer kelebeklerinin silli larvaları. Digeneaların ilk larval everesi. Digeneaların ilk larval evresi. Trematodlarda görülen ve kirpikli olup suda özgür yüzen en genç larva evresi.
Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).
Kirpiksi : Kirpiği andıran, kirpiğe benzeyen, kirpik gibi.
Trematod : 1. Trematoda sınıfının herhangi bir üyesi, kelebek. Yassı solucanlar şubesinde Monogenea, Aspidogastrea ve Digenea olmak üzere üç alt sınıfı içeren paraziter kelebeklerin bir sınıfı. İnsanlarda ve hayvanlardaki türler Digenea alt sınıfında bulunurlar. Bu canlılar iç parazittir ve yaşam sikluslarını tamamlamak için en az iki konağa gereksinim duyarlar. Yaprak biçimi gösteren yassı solucanların bir sınıfı.
Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.
İç para : Para olarak kullanılabilen her türlü borç.
Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.
Kirpik : Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri. ve hay. b. Tüy gibi, küçük ve ince uzantı veya uzantılar. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzamış mikrotüpçüklerden oluşan yapı. Düzenli çarpmaları ile serbest yaşayan bir hücrelilerin hareketine yarar ya da sabit hücrelerde hücre yüzeyinden materyal akışını sağlar. Çok hücreli organizmalarda birçok organların iç geçit yerlerini astarlayan silli epitelleri teşkil eder. Sil. Göz kirpiği; göz kapağında bulunan kıllar. Bazı tek hücreli hayvansal organizmaların üzerindeki titrek tüy benzeri organel. Bazı epitel hücreler üzerindeki tüy biçiminde ince uzantılar, sil, silyum. (karşılık: sil). göz kirpiği. Titreme ve kırbaçlama hareketi yapabilen ve birçok gözelerin üzerinde rastlanan tüy biçimindeki yapılar. Birgözelilerde ve küçük çokgözeli hayvanlarda yer değiştirme ile görevlidir.
Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.
Salyan : Vergi. Tahsildar.
Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.
İçine : İçin edatı.
Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.
Salya : Ağızdan sızan tükürük.
Girdi : Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı.
Larva : Kurtçuk.
Kirpi : Kirpigillerden, uzunluğu 25-30 santimetre olan, sırtı dikenlerle kaplı memeli hayvan (Erinaceus europaeus).
Diğer dillerde Sporosist anlamı nedir?
İngilizce'de Sporosist ne demek ? : sporocyst

Bu kısımda Sporosist nedir? Sporosist ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sporosist tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sporosist hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.