Stand down türkçesi Stand down nedir

  • Adaylıktan çekilmek.
  • Feragat etmek.
  • Hazır pozisyondan rahat pozisyona geçmek.
  • Özveride bulunmak.
  • Tanık yerini terk etmek.
  • Savaş veya saldırı pozisyonundan çıkmak.
  • Tanıklık yapıp çekilmek.
  • Bulunduğu makama bir daha aday olmamak.
  • Tanık kürsüsünden inmek.

Stand down ingilizcede ne demek, Stand down nerede nasıl kullanılır?

Stand : Üçayak. Bulunmak. Desteklemek. Gitar sehpası. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek. Üstlenmek. Dayanmak. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Dikilmek. Kanıtlamak.

Down : Boyunca. Düşürmek. Alaşağı etmek. Aşağısında. Çabucak içmek. İndirmek. Çökmek. Aşağıya doğru. Yere sermek.

Stand a chance : Şansı olmak. Eline fırsat geçmek.

Stand a drink : İçki ısmarlamak.

Stand against : Karşı durmak. Karşı duruş sergilemek. Muhalefet etmek. Karşı gelmek. Karşı çıkmak.

Stand age : Meşcere yaşı.

İngilizce Stand down Türkçe anlamı, Stand down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stand down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnegate : Ülkeden ayrılmak. Kaçmak (sorumluluktan). Tanımamak. Feda etmek. Vazgeçmek. İnkar etmek. Reddetmek. Yadsımak.

 

Make a sacrifice : Fedakarlık yapmak.

Abjure : Yemin edip bırakmak. Terk etmek. Tövbe etmek. El çekmek. Yüz döndürmek. İnkar etmek. Dönmek (dininden). Yeminle vazgeçmek. Yemin ederek reddetmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek.

Stand aside : Bir yana çekilmek. Savulmak. Tarafsız olmak. Kenara çekilmek. Açık durmak. Yol vermek. Kaçınmak. Yana çekilmek.

Demise : Feragat. İntikal. Devir. Vefat etmek. Ölüm. Vasiyetle devretmek. Bırakma. Bırakmak. Vefat.

Abdicate : Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Boynundan atmak. Tahttan çekilmek. İstifa etmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Hakkından vazgeçmek. El çekmek. İmtina etmek. Terk-i saltanat etmek.

Demising : İntikal. Bırakmak. Ölüm. Vefat etmek. Vefat. Devir. Devretme. Vasiyetle devretmek. Bırakma.

Make sacrifices : Fedakarlıkta bulunmak.

Demises : Feragat. Vefat. Bırakma. Devretme. Bırakmak. Ölüm. Vefat etmek. Devir. Vasiyetle devretmek.

Desist : Bırakmak. -den kendini almak. Fariğ olmak. Sarfınazar etmek. Ayrılmak. Çekilmek. Vazgeçmek.

Stand down synonyms : desists, cede, abjured, deny oneself, demised, make a sacrifice of, abnegates, abjures, cedes, desisting.