Started türkçesi Started nedir

  • Çıkarmak.
  • Desteklemek.
  • Ürkmek.
  • Kaynaklanmak.
  • Başladı.
  • Başlamış.
  • Çalıştırmak.
  • Yöneltmek.
  • Gevşetmek.
  • Çalışmak (motor).
  • Ürkütmek.
  • Başlatmak.
  • Tartışmaya açmak.
  • Koyulmak.
  • Kurmak.
  • Başlatıldı.
  • Başlatılan.
  • Başlamak.
  • Fırlamak.
  • Kalkmak.
  • Yola çıkmak.
  • Hareket etmek.
  • Korkutup kaçırmak.
  • Başlatılmış.
  • İrkilmek.

Started ile ilgili cümleler

English: A guy with a big mustache started following me.
Turkish: Büyük bıyıklı bir adam beni takip etmeye başladı.

English: "She started it!" "No, you did!"
Turkish: "Bunu o başlattı!" "Hayır, sen başlattın."

English: "That shan't happen again," Fortunatus said to himself, and they started to ride at each other again. This time, Fortunatus's spear met his foe so powerfully that he flew from his horse like a ball and lay dead on the earth.
Turkish: " O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.

English: A spontaneous fire started in the hay.
Turkish: Samanda kendiliğinden yangın başladı.

English: A group of people started off in snow boots.
Turkish: Bir grup insan kar botlarıyla yola koyuldular.

Started ingilizcede ne demek, Started nerede nasıl kullanılır?

 

Started at : Başlangıç.

Date started : Başlangıç tarihi.

Get started : Etkinleştirmek. Kurmak. Faaliyete geçirmek. Başlatmak. Faaliyete geçmek. Harekete geçirmek. Başlamak.

The countdown has started : Şu andan itibaren süre sınırlı. Zaman tık tık akıp geçiyor. Zaman işliyor. Geri sayım başladı. Zaman akıyor.

Time started : Başlangıç zamanı.

Time to get started : Başlama zamanı geldi. Başlama zamanı. Gitme zamanı.

Starter cable : Starter kablosu. Marş kablosu. Ateşleme kablosu.

Starter push button : Marş düğmesi.

Starter diskette : Başlatma disketi.

Restarted : Yeniden başlat. Yeniden başlatma. Yeniden başla. Yeniden başlamak. Yeniden başlatmak. Yeniden başlama.

İngilizce Started Türkçe anlamı, Started eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Started ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Present : Şimdiki zaman. Armağan. Adamla getirtme. Göstermek. Tanıştırmak. Tanıtmak. Sahnede göstermek. Takdim etmek. Şimdiki. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Budges : Oynatmak. Yerinden oynatmak. Hareket ettirmek. Kımıldanmak. Oynamak. Kıpırdamak. Kımıldatmak. Kımıldamak. Kıpırdatmak.

Blenched : Geri çekilmek. Ağarmak. Çekinmek. Benzi atmak. Rengi atmak. Rengi solmak. Sararmak. Ağartmak.

Appoint : Saptamak. Dayayıp döşemek. Koymak. Donatmak. Atamak. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Tayin etmek. Döşemek. Kararlaştırmak.

Advocating : Müdafaa etmek. Avukatlığını yapma. Savunmak. Savunma. Destekleme. Müdafaa.

Channelize : Kanala dökmek. Kanal açmak. Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Kanalize etmek.

 

Lay out : Sermek. Tertip. Paralamak. Yere sermek. Yaymak. Hazırlamak. Maket. Sarf etmek. Düzenlemek. Harcamak.

Affear : Korkutmak. Dehşete düşürmek.

Launch : Sürüm işlemi. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (gemi) denize indirmek. Sürmek. Mızrak gibi atmak. Fırlatmak (roket). Başlatmak (yeni işi). Denize indirmek.

Get start : Faaliyete geçmek. Harekete geçirmek. Etkinleştirmek.

Started synonyms : give tongue to, get to, the initiated, approached, plunge, dart, bestir oneself, remark, assists, announce, set out to, start out, aimed, chews, bring into play, attacked, approaches, begin, misstate, precede, cock, bolted, engage, bend, arises, embark, utter, destines, actuates, boggles, get the show on the road, coach, depart.

Started zıt anlamlı kelimeler, Started kelime anlamı

End : İzmarit. Erek. Uç çekit. Bitiş çekidi. Kafa. Amaç. Kalkmak. Sona erdirmek. Taraf. Bitim.