Stick out türkçesi Stick out nedir

Stick out ile ilgili cümleler

English: Stick out your tongue.
Turkish: Dilini dışarı çıkar.

English: Stick out your tongue and say "aah."
Turkish: Dilini dışarı çıkar ve "aah" de.

English: Open your mouth and stick out your tongue.
Turkish: Ağzını aç, dilini çıkar.

English: Please stick out your tongue.
Turkish: Lütfen dilini dışarı uzat.

Stick out ingilizcede ne demek, Stick out nerede nasıl kullanılır?

Stick : Ardarda atılan bombalar. Sap. Yapışmak. Direk. Saplamak. Hokkabazın tabağı düşürmeden çevirmede kullandığı ince değnek. Hödük. Saplanmak. Kol. Sopa.

Out : Çıkarmak. Dışarı atmak. Çıkış. Ortaya çıkmak. Nakavt etmek. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Bayılmak. Yanmak. Meydana çıkmak.

Stick out a mile : Çok uzaktan belli olmak.

Stick out like a sore thumb : Yırtık dondan çıkmış gibi durmak. Göze batmak. Rahatsız edecek kadar dikkat çekmek. Apaçık olmak. Yama gibi durmak. Üstü kalay altı kaval. Bariz veya belirgin olmak.

Stick around : Bir yerde çakılı kalmak. Ayrılmamak. Bizi izlemeye devam edin. Bir yere ayrılmayın. Kalmak. Yakınında bekle. Etrafında dolaşmak. Bir yerden ayrılmamak. Takılmak. Bir yere kaybolma.

 

Stick at : Bir işi bırakmamak. Yapmayı reddetmek. -den çekinmek. Bir iş üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek. Sıkı çalışmaya devam etmek.

İngilizce Stick out Türkçe anlamı, Stick out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stick out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come of : Ortaya çıkmak. Sebeplenmek. -den gelmek.

Bulges : Çıkıntı. Geçici artış. Bel vermek. Tümsek. Şişmek. Esnemek. Pörtlemek. Şiş yapmak. Pırtlamak.

Blank : Sövmek. Boş yer. Boşluk. Boş kağıt. Açık yer. Silmek. Feshetmek. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boş.

Jut out : Çıkık olmak.

Enforces : Tatbik etmek. İnfaz etmek. Zorlamak. Zorla kabul ettirmek. Mecbur etmek. Güçlendirmek. Yerine getirmek. Zorla yaptırmak. Takviye etmek.

Abuts : Dokunmak. Uç uca gelmek. Bitişik olmak. Yaslanmak.

Overhang : Tehdit etmek (tehlike vb). Tehdit etmek. Altı oyulmuş yalı yar çeperi. Çıkıntı oluşturmak. Sarkmak. (kemerin vb) üzerinden sarkmak. Üzerine sarkmak. Asıl kaya.

Jut : Çıkıntı. Uzanmak.

Bulge : Bel vermek. Bombaj. Kutu konserve ürünlerde fiziki hatalara, kimyasal reaksiyonlara ve mikroorganizmalara bağlı olarak iç basıncın artmasıyla oluşan şişme olayı. Ani artış. Pırtlamak. Çıkıntı. Geçici artış. Şişkinlik. Şiş yapmak. Kabarmak.

Accept : Almak. Kabullenmek. Kabul etmek. Anlamak. Onaylamak. Razı olmak. Üstlenmek. Normal karşılamak. Eyvallah demek.

Stick out synonyms : exsert, bare, absent oneself, bump up, take out, jutting out, abide, jibbing, abrook, call forth, exserts, acquiesced, abut, belabor, imposes, stick to it, base upon, blanked, carry over, come about, abutted, abides, broken through, continue, climbs, keep on, overhangs, be predicated on, bares, aggrandise, blankest, add, bring out.