Stoppling türkçesi Stoppling nedir

Stoppling ingilizcede ne demek, Stoppling nerede nasıl kullanılır?

Stopple : Tıkaç. Tıkamak. Tıpa. Tapa ile tıkamak. Tıkaç ile tıkamak. Tapa.

Stoppled : Tıkaç. Tapa ile tıkamak. Tıpa. Tıkaç ile tıkamak. Tapa. Tıkamak.

Stopples : Tıkamak. Tapa. Tıkaç. Tapa ile tıkamak. Tıpa. Tıkaç ile tıkamak.

Stoppage : Kesinti (grev yüzünden meydana gelen). Kabız. Ücret, faiz, kira ve serbest meslek gelirlerinden alınacak verginin, gelirin oluşması sırasında üçüncü kişi tarafından kesilmesine dayanan vergi toplama yöntemi. Tıkanma. İnkıta. Durdurma. Kaynakta kesme yöntemi. Peklik. Stopaj. Kesinti.

Stoppage at source : Kaynakta stopaj. Stopaj. Kaynakta tevkif. Vergilerin kaynağında kesilmesi. Vergiyi kaynakta kesme yöntemi.

Stopper : Top kesici. Tıkaç. Durduran kimse. Tıpa. Tapa. Durdurucu. Tapalamak. Tıpa takmak. Tıpalamak. Tıkaçlamak.

Stopped : Tıkanık. Duraklatıldı. Durdurulmuş. Durduruldu. Durdu. Durmuş.

Stoppered : Tapalı. Tıkanmış.

Stoppages : Stopaj. Durgu. İnkıta. Tatil. İşi durdurma. Peklik. Tıkanıklık. Durma. Kesme. Tıkama.

Stopped check : Durdurulan çek. Düzenleyicisinin tek taraflı kararıyla ödenmesi durdurulmuş çek. bir yetke tarafından el konulan çek. krş. bloke çek.

 

İngilizce Stoppling Türkçe anlamı, Stoppling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stoppling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bung up : Gelişigüzel bırakmak (araba vs.). Kapamak.

Calks : Kalafatlamak. Kalafat etmek. Başlı buz çivisi. Buzmıhı gemi.

Choke up : (pislik) tıkamak. Tıka basa doldurmak. Heyecandan konuşamamak. Tıkanmak. Tıkanıp kalmak. Doldurmak. Nutku tutulmak.

Chock : Takozla desteklemek. Takoz koymak. Tıka. Kama. Domuzdamı. Kızak. Destek koymak. Odun parçası. Kızağa çekmek.

Clod : Toprak veya çamur parçası. Sersem. Tıkanmak. Toprak parçası. Ahmak. Kesek. Çamur parçası. Budala (argo terim). Budala.

Choke : Nefesini kesmek. Boğarak öldürmek. Kodes. Ölmek. Boğulmak. Bastırmak. Boğma. Durdurmak. Kısmak.

Block : Alıkoymak. Durdurmak. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Duvar. Bloke etmek. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları.

 

Marketing : Alışveriş yapma. Sürülme. Satış bilimi. İşletmenin, satış olanaklarını belirleyerek üretilen mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması sırasında kar elde etmek amacıyla çeşitli unsurları etkilemeye ve denetlemeye yönelik yaptığı etkinlikler. Alışveriş. Pazarlama. Piyasaya sunma. Malların iyi ve çok olarak nasıl satılabileceğini araştıran ve bunları uygulayan bilim.

Purchasing : Satınalma. İştira. Satın alma. Alış. Mübayaa. Seçilmiş alan elektron kırınımı.

Bung : Fırlatmak. Ağzını tıpa ile kapamak. Tıpalamak. Atmak. Savurmak. Tapa. Tapalamak. Dövmek. Hırpalamak. Fıçı tapası.

Stoppling synonyms : double stopping, bunged, stopples, buying, clods, calk, stoppled, chokes, playing, block up, bungs, stopple, blocks, bunging.

Stoppling zıt anlamlı kelimeler, Stoppling kelime anlamı

Inferior : Alt. Aşağı derecede olan kimse. İkinci derecede. Alt veya aşağı anlamında. Aşağı. Alt, alt taraf. Ast rütbede. Bayağı. Aşağı derecede olan şey.

Adult : Yetişkin. Reşit. Ergin. Büyümüş. Er kişi. Erişkin. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan. Yetişkin kişi. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi.