Subduing türkçesi Subduing nedir

Subduing ingilizcede ne demek, Subduing nerede nasıl kullanılır?

Subduct : Subdük.

Subduction : Subdüksiyon. Batma. Kıtasal bir levhanın başka bir kıtasal levha altına girmesi.

Subdue : Kontrolüne almak. Hizaya getirmek. Yatıştırmak. Hafifletmek. Azaltmak. Bastırmak. Yumuşatmak. Boyunduruk altına almak. Ram etmek. Zorlamak.

Subdued : Sessiz. Sönük. Davranışlarında aşırı yumuşak. İtaat etmesi sağlanmış. Çok sessiz. Hafif. Dingin. Sakin. Yumuşak. Uslu.

Subduer : Hakkından gelen. Her şeye hakim.

Subdepots : Tali depo.

Subduers : Her şeye hakim. Hakkından gelen.

Subdepot : Tali depo.

Subdues : Zorlamak. Ram etmek. Hizaya getirmek. Bastırmak. Hafifletmek. Boyunduruk altına almak. Yatıştırmak. Azaltmak. Kontrolüne almak. Boyun eğdirmek.

Subdural : Sert zar altı.

İngilizce Subduing Türkçe anlamı, Subduing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subduing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring to terms : Şartlara razı olması için zorlamak. (normal bir şekilde) sonlandırmak veya neticelendirmek. Mecbur etmek.

 

Domineered : Hükmetmek. Eziyet etmek. Zorbalık etmek. Baskı altına almak. Despotça hükmetmek. Hakimiyeti altına almak. Ezmek. Hakim durumda olmak. Zulmetmek.

Adjust : Uyum göstermek. Bilgisayar, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Parlamak. Bir ölçü aracını, ırakgörürü istenilen koşulları sağlayacak biçimde kurup çalışır duruma getirmek. Alıştırmak. Halletmek. Standartlaştırma. Alışmak. Düzenine koymak.

Be urgent with somebody : Sıkıştırmak.

Abridges : Kısmak. Tenkis etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Kesmek. Mahrum etmek. Özetlemek. Kısaltmak.

Alleviating : Dindirmek. Teskin etmek.

Bring to heel : Denetimi altına almak. Dize getirmek. Adam etmek.

Abate : İndirmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Geçmek. Azalmak. Yürürlükten kaldırmak. Hafiflemek. Dinmek. Eksilmek.

Browbeat : Sert bakış ya da sözlerle gözünü korkutmak. Sert bakarak korkutmak. Ters bakışla korkutmak. Gözünü korkutmak. Kabadayılık etmek. Yıldırmak. (birisini) sindirmek. Gözdağı vermek. Göz dağı vermek.

Subduing synonyms : clamour down, bear against, coerce, appeases, subjugate, adjusts, bulldoze, force, abates, assuaging, overpower, subjugating, domineer, subdue, efforce, bring into line, subject, asswage, abridge, clamor down, appease, impress, appeasing, assuage, sway up, subjecting, bullied, constricts, bludgeons, subdues, constrains, subjugated, hold down.

Subduing zıt anlamlı kelimeler, Subduing kelime anlamı

Subduing antonyms : low sudsing, high sudsing.