Substation türkçesi Substation nedir

  • Yardımcı istasyon.
  • İkincil merkez.
  • Trafo merkezi.
  • Alt istasyon.
  • Şube.
  • Tali istasyon.
  • İndirici trafo merkezi.

Substation ingilizcede ne demek, Substation nerede nasıl kullanılır?

Substations : Yardımcı istasyonlar. Şube.

Substage : Alt-kat. Askat. Alt aşama.

Substance : Önem. İçerik. Özdek. Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Sağlamlık. Güçlülük. Servet. Asıl mesele. Ana fikir.

Substance p : Ağrı uyarısının duysal nörondan duysal nörona aktarılmasını sağlayan, 11 amino asit içeren bir peptit. P maddesi.

Substanceless : Maddesiz. Konusuz. Esassız.

Substantial contribution : Büyük katkı.

Substandard : Standart altı. Normal ölçünün altında kalan. Standarddan aşağı. Belli düzeyin altında. Standartın altında. Standartların altında. Normalin altında. Yetersiz. Standardın altında. Standardın altında olan.

Substantia chromatophilica : Sinir hücrelerinde ergasitoplazmayı oluşturan değişik biçim ve irilikteki parçacıklar topluluğu, kromofil sübstans, nissl granülleri. sinir hücresinin sitoplazmasında bazik boyalarla boyanan iri granüllerdir, sinir sistemi proteinlerinin sentezlendiği alanlardır. Nissl cisimcikleri. Nisslcisimcikleri. Kromofil sübstans.

 

Substantia fundamentalis : Hücreler arası maddesi hücrelere oranla çok fazla olan bağ dokularının ara bağlayıcı maddesi. Amorf madde. Hücreler arası maddenin hücrelere oranla çoğunlukta olduğu temel madde. bağ dokudaki fibroblastlar tarafından yapılan bu madde içerisinde glikozaminoglikan, proteoglikan ve glikoproteinler bulunur. Temel madde.

Substandard housing : Toplumda benimsenebilecek ölçünlerin altındaki niteliklere sahip konut. Düşük ölçünlü konut.

İngilizce Substation Türkçe anlamı, Substation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Substation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Branch : Dallanmak. Bölmek. İşlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren herhangi bir komut. Soy ağacındaki yer. Yayılmak. Ayırmak. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Ajans. Sınıf.

Station : 1500 metreye dek yapılan koşularda, çıkış çizgisi gerisinden yarışa başlanılan bölüm. Vaziyet. Rütbe. Merkez. Kanal. Dikmek. Toplumsal konum. Durak. İstasyon. Karakol.

Limb : Kol ve bacak gibi vücuda eklemle bağlı organ. Organ. Taçyaprağın üst geniş kenarı. Uzuv. Kanat gibi gövdeye bağlı kılgan. Kanat. Hale. Geniş ağaç dalı. Etraf. Kanat, kol ya da bacaklar.

Branch office : Bir satıcı firmanın belli bir yöredeki satışlarını yürüten şubesi. Şube müdürlüğü. Bir ana şirket veya firmaya bağlı olarak etkinlikte bulunan alt birim.

Limbs : Uzuv. Kol ve bacaklar. Yaramaz çocuk. Bent. Kol. Kanat. Bacak. Aza.

Departments : Bölge. Bakanlık. Departman. Daire. Bölümler. Bölüm.

 

Branches : Füru. Dal. Branş. Şubeler. Sınıf. Çay. Dere. Şuabat. Soy ağacındaki yer.

Arm : Silahlandırmak. Erk. Otorite. Güç. İnsan ve bazı hayvanlarda omuzla bilekler arasında kalan kısmı. Askeri kuvvetlerin bir kolu. Silahlamak. Silahlanmak. Savaşa hazırlamak.

Transformer station : Transformatör istasyonu. Trafo istasyonu.

Multiple shop : Mağaza zincirinden biri.

Substation synonyms : limbing, department, departmental, desk, branch company, offshoots, offshoot, phylum.