Surrounding area türkçesi Surrounding area nedir

Surrounding area ile ilgili cümleler

English: The surrounding area was very quiet.
Turkish: Etraf çok sakindi.

Surrounding area ingilizcede ne demek, Surrounding area nerede nasıl kullanılır?

Surrounding : Muhit. Etrafını saran. Sarma. Kuşatıcı. Etrafındaki. Etraftaki. Çevre. Kuşatma. Civardaki. Çevredeki.

Area : Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Saha. Boşluk. Bölge. Mesaha. Yöre. Ülke yüzölçümü. Bir araştırma evrenini sınırlayan uzamsal ya da yersel kesim. Harekat bölgesi. Alan.

Surrounding air : Ortam. Hava.

Surrounding countryside : Kırsal çevre.

Surrounding wall : İhata. Dış duvar. Kuşatıcı duvar.

Surroundings : Ortalık. Civar. Etraf. Muhit. Çevre. Çevre halkı. Dolay. Etraftakiler.

İngilizce Surrounding area Türkçe anlamı, Surrounding area eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surrounding area ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sides : Kasalı çalgılarda, kasanın yan taraflarını kapatan uç uca yapıştırılmış iki ağaç tabakası. Kenarlar. Yan tahtalar. Aynı tarafta olmak. Yüz. Taraf tutmak.

Surroundings : Çevre. Etraftakiler. Ortalık. Dolay. Muhit. Çevre halkı. Civar.

Environment : Muhit. Vasat. Bireyi etkileyen canlı ve cansız varlıklar ile bütün güç ve koşulların toplamı. organizmayı içten ya da dıştan uyaran şeylerin toplu adı. varlığın, içinde oluştuğu ve yaşamını sürdürdüğü ortam. Ortam. Çevre. Bir tortulanma yerinde, etkiyen koşulların ve güçlerin topluluğu. Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan. Kişiyi etkileyen, özdeksel ve tinsel gelişmesini, biçimlenmesini ve yaşamını belirleyen, dirimbilimsel, iklimle ilgili ve toplumsal etkenlerin tümü. Mekan.

 

Environ : İhata etmek. Kuşatmak. Muhit. Etrafını sarmak. İçine almak. Çevrelemek. Sarmak.

Entourage : Muhit. Arkadaş çevresi. Dolay. Beraberindekiler. Maiyet. Arkadaşlar. Önemli şahsın yanındakiler. Kortej. Çevre.

Entourages : Beraberindekiler. Muhit. Arkadaşlar. Önemli şahsın yanındakiler. Maiyet. Kortej. Çevre. Arkadaş çevresi. Dolay.

Outskirt : Dış mahalleler. Şehrin etekleri. Kenar semtler. Periferi. Kenar bölge. Banliyö. Civar. Dış mahalle. Kenar mahalle.

Limb : Kol ve bacak gibi vücuda eklemle bağlı organ. Bacak. Yaramaz çocuk. Şube. Uzuv. Yaprağın geniş kısmı. Kanat. Bent. Geniş ağaç dalı. Kanat gibi gövdeye bağlı kılgan.

Ambit : Alan. Çevre. Hudut. Muhit. Çerçeve. Şümul. Ortam. Sınır. Saha.

Vicinage : Çevre. Civar. Havali. Komşuluk. Yöre.

Surrounding area synonyms : purlieus, purlieu, adjacencies, environs, environments.