Suverme yeğinliği nedir, Suverme yeğinliği ne demek

Suverme yeğinliği; Metalürji alanında kullanılan bir terimdir.

Metalürji'deki terim anlamı:

Bir sıvı su verme ortamının, sıcak parçalardan ısı çekme hızının kertesini gösteren ve S -değeri ile ölçülen özellik.

Suverme yeğinliği anlamı, tanımı

Suve : Kapı çerçevesi, pervaz

Suverme : Demir alaşımlarını, martensit dönüşümünü gerçekleştirerek sertleştirmek ereğiyle, ostenitleme işlemlerinden sonra birden Mb sıcaklıkları altında soğutma işlemi.

Yeği : Kız babasına verilen başlık.

Yeğin : Zorlu, katı, şiddetli. Baskın, üstün, iyi.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

S değeri : "Sertleşebilirlik" değerinin simgesi.

Ölçülen : Bir ölçme işlemine imkân sağlayan fiziksel büyüklük.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Değeri : Kıymet, paha.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Verme : Vermek işi.

Çekme : Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.

 

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

Kerte : İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. Derece, radde.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Ortam : Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.

 

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

Ölçü : Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.

Diğer dillerde Suverme yeğinliği anlamı nedir?

İngilizce'de Suverme yeğinliği ne demek ? : severity of quench