Tabooed türkçesi Tabooed nedir

Tabooed ingilizcede ne demek, Tabooed nerede nasıl kullanılır?

Taboo fict : Kutyasak yapıntı. Yasaklara uyulmadığında oluşacak sonuçları anlatan yapıntı türü. bk. yapıntı, krş. masal, söylen, söyleni.

Taboo fictive : Yasaklara uyulmadığında oluşacak sonuçları anlatan yapıntı türü. bk. yapıntı, krş. masal, söylen, söyleni. Kutyasak yapıntı.

Blood taboo : Kötü ruh ve hayvanların etkileriyle kirlendiğine inanılan aybaşı kanı. (doğum kanı ile eş, ilişki kurulmaması gerekli olan nesneler olarak kabul edilmekte ve bunlardan kesin bir şekilde kaçınılmaktadır.) bk. eş. Kansal kutyasak.

Incest taboo : Ensest tabusu. Sililiksizlik yasağı. Her toplumun kendi anlayışına göre, dirimbilimsel akraba olarak nitelediği erkekle dişi arasındaki evlilik ve evlilik dışı ilişkileri yasaklaması, bk. sililiksizlik, dirimbilimsel akraba, krş. sakınma.

Taboo : Tabu olan. Yasak. Belli davranış ya da sözlerin bir toplumca, bir toplumsal kümece çekinceli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması. (insanbilimde) ilkel topluluklarda kimi büyüsel, dinsel tasarımlara ilişkin olarak belli davranış ya da sözlerin toplumca çekinceli sayılması ve olumsuz toplumsal yaptırımlarla yasaklanması. Kutyasak. Dokunulmaz. Mana ile yüklü oldukları kabul edilen insanların, hayvanların, nesnelerin, doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi ve bunlardan kaçınma, a. bk. geçici tabu, sürekli tabu. Tabulaştırmak. Kutgüç ile yüklü oldukları düşünülen insan, hayvan, nesne ve doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi, bunlardan kaçınma. Memnu.

 

Taboos : Tabu. Yasaklanmış şey.

Taborer : Dümbelek çalan kişi.

Taborets : Tabure. Arkalıksız sandalye. İskemle. Kasnak.

Tabor : İowa eyaletinde şehir. Zilli def. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Darbuka. Dümbelek. Dümbelek çalmak.

Taboret : Tabure. Kasnak. Arkalıksız sandalye. İskemle.

İngilizce Tabooed Türkçe anlamı, Tabooed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tabooed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tabuing : Tabulaştırma.

Prohibited : Menetmek. Yasak edilmiş. Engel olmak. Yasak. Önlemek. Önüne geçmek. Olanak vermemek. Yasak etmek. Yasaklanmış.

Criminalising : Suçlu yaratmak. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. İllegal ilan etmek. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Yasadışı olarak duyurmak. Yasadışı yapmak. Mücrimleştirmek. Suçlu ilan etmek. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize).

Salad : Salata.

Call off : Geri çağırmak. Uzak tutmak. Listeden yüksek sesle okumak. Yüksek sesle okumak. Durma emri vermek. İptal etmek. Sınırlamak. Söylemek. Son vermek. Sona erdirmek.

Forbidden : İzinsiz. Men edilmiş. Memnu. Yasaklanmış. Yasak.

Anathematise : Yasaklamak (ayrıca anathematize). Kiliseden aforoz etmek. Lanetlemek. Aforoz etmek. Kınamak.

 

Debar : Mahrum bırakmak. Yoksun bırakmak. Engel olmak. Menetmek. Mahrum etmek.

Proscribed : Yasaklanmış. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasak etmek. Sürgüne yollamak.

Called off : Durma emri vermek. Sınırlamak. Söylemek. Feshetmek. Son vermek. Yüksek sesle okumak. İptal etmek. Listeden yüksek sesle okumak. Sona erdirmek.

Tabooed synonyms : bulghur, bulgur wheat, out, anathematizing, taboo, anathematized, bar, verboten, anathematizes, impermissible, tabu, tabbouleh, criminalise, clamp the lid on something, tabued, criminalised, ban, censor, debarred, bulgur, tabooing, anathematize.

Tabooed zıt anlamlı kelimeler, Tabooed kelime anlamı

Permissible : Mubah. Müsade edilebilir. Müsaade edilebilir. Caiz. Helal. İzin verilebilir. İzin verilmesi mümkünse. Olurlu. Hoşgörülebilir. Hoş görülebilir.

Effortless : Kolay. Gayretsiz. Çabasız. Çaba göstermeyen. Zahmetsiz. Çaba gerektirmeyen. Gayret etmeyen.