Talk somebody into something türkçesi Talk somebody into something nedir

Talk somebody into something ingilizcede ne demek, Talk somebody into something nerede nasıl kullanılır?

Talk : Söyleşi. Konuşmak (bir dili). Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Söz etmek. Sohbet etmek. Konuşmak. Sohbet. Hakkında konuşmak. Söylemek. Görüşmek.

Somebody : Biri. Önemli kimse. Birisi. Bir kimse. Kimisi. Şahsiyet. Önemli birisi. Kimse. Bazısı.

Into : Biçimine. Ye. -in içine. İçeriye. Haline. -e. İçine. -a. E. Şekline.

Something : Falan. Önemli bir şey. Bir şey. Birşey.

Talk somebody into believing something : İnandırmaya çalışmak.

Let daylight into something : Açıklığa kavuşturmak. Aydınlatmak.

Talk somebody out of something : Caydırmak. Vazgeçirmek.

Surprise somebody into something : Yapması için oyuna getirmek.

Argue somebody into something : İkna etmek. Razı etmek.

İngilizce Talk somebody into something Türkçe anlamı, Talk somebody into something eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Talk somebody into something ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Persuade : Kandırmak. İkna etmek. Aklını çelmek. Kafalamak. Söz anlatmak. Razı etmek. Laf anlatmak.

Convinces : Kandırmak. Kafalamak. Razı etmek. İkna etmek.

Persuaded : İkna edilmiş. Aklını çelmek. İkna edilen. Kandırmak. Razı etmek. İkna etmek.

 

Assures : Güvenceye almak. Sigorta etmek. Sağlama almak. Garanti etmek. Güvence altına almak. İkna etmek. Temin etmek. Güven vermek. Kesinleştirmek.

Make believe : Olarak hayal etmek. Kendine ... süsü vermek. Olarak düşünmek. Gibi davranmak. Rolü yapmak.

Persuading : Kafalamak. İkna etmek. Kandırmak. Söz anlatmak. Razı etmek. Aklını çelmek. Laf anlatmak.

Lead on : Önden buyur. Ayartmak. Götürmek. Önde gitmek. Yutturmak. Kandırmak.

Satisfies : Yerine getirmek. Ödemek. Gidermek. Doyurmak. İkna etmek. Memnun etmek. Tatmin etmek. Uymak. Yetmek. Tamamlamak.

Assuring : Temin edici. İkna etmek. Sigortalamak. Güvenilir. Sağlama almak. Temin etmek. İnandırma. Temin eden. Garanti etmek.

Persuades : Söz anlatmak. Aklını çelmek. Kandırmak. Razı etmek. Kafalamak. İkna etmek. Laf anlatmak.

Talk somebody into something synonyms : made believe, assure somebody that, sell, satisfy, convince, assure.