Tatarcalanmak nedir, Tatarcalanmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kimi hastalıkların geçeceği inancıyla hastayı ocak denilen kimselere tedavi ettirmek.

Tatarcalanmak tanımı, anlamı

Tata : Kedi kovalama ünlemi. Çocuk dilinde şapka. 1.Çocuk dilinde iskemle. 2.Tahta. 1.Çocuk yemeği, mama. 2.Güveç. Dana dana : Tata nasılsın?. Peltek konuşan, kekeme. Tahta

Tatar : Postayı süren kimse. Tataristan'da, Batı Sibirya'da ve Rusya Federasyonu'nun değişik bölgelerinde yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse.

Tatarca : Tatar Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

Ettirmek : Etme işini yaptırmak.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Ettirme : Ettirmek işi.

Hastalı : Hastalıklı.

Tedavi : Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.

İnancı : İnancılığı savunan, fideist.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Etti : İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu. Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Kimi : Birtakımı, bazısı, kimisi. Bazı.

İnan : İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Ocak : Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

Diğer dillerde Tata kutusu anlamı nedir?

İngilizce'de Tata kutusu ne demek ? : tata box