Tatbikat sahnesi nedir, Tatbikat sahnesi ne demek

Tatbikat sahnesi; Tiyatro alanında kullanılan bir kelimedir.

Tiyatro'daki anlamı:

Tiyatro ile uğraşan öğrencilerin tatbikat görmeleri için küçük sahne.

Oyuncuların yeni üslûp denemelerine yarayan küçük sahne.

Tatbikat sahnesi kısaca anlamı, tanımı

Sahn : Avlu. Cami, medrese ve kiliselerde umumun toplanmasına mahsus üstü kubbeli, örtülü yer

Sahne : İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Görüntü. Tanık olunan, gözlenen olay.

Tatbik : Uygulama.

Tatbikat : Uygulama. Asker birliklerini savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılmış olan geniş ölçüde savaş denemesi, manevra.

Yeni üslup : (İçmimari) Almanya'da 1896-1910 yıllarında zevksiz ev eşyası ile fabrika ürünlerine karşı tepki olarak doğmuş, eşya yapımında özdeğin amaca uygun işlenmesine önem veren, süslemede eğri ve sarmal biçimleri kullanan endüstri, iç mimarlık ve resim üslûbu.

Öğrenci : Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse. Özel ders alan kimse.

 

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Deneme : Denemek işi, sınama. Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü.

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.

Üslup : Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil.

Denem : Parça, kısım: Kızın saçı on denem örülü.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.

 

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Öğre : Eğitim.

Diğer dillerde Tatbikat sahnesi anlamı nedir?

Almanca'da Tatbikat sahnesi ne demek ? : studiobühne