Tavlamak nedir, Tavlamak ne demek

  • İşlenilecek bir nesneye gereken ısıyı veya nemi sağlamak, tav vermek.
  • Karşı cinsin gönlünü çelmek, kandırıp elde etmek
  • Yolsuz ve kolay kazanç umudu vererek dolandırmak.
  • Ümit vererek kandırmak, kendine bağlamak, aldatmak.

"Tavlamak" ile ilgili cümle

  • "Hiçbir namuslu insan kendisine gönül vermiş bir kızdan, tavladım, diye söz etmez." - O. Kemal

Yerel Türkçe anlamı:

1.Meşin, yufka ekmeği ve benzeri şeyleri su serperek yumuşatmak. 2.Demiri kızıl ateş durumuna getirdikten sonra birdenbire soğutarak gevretmek.

1.Özendirmek, heveslendirmek. 2.Bir kimseyi kavgaya zorlamak, kızıştırmak.

Kıyılacak tütün ve benzeri ni az su serpip yumuşatmak.

Yağı tavada ısıtmak.

Tarım alanında kullanılan kelime anlamı:

[Bakınız: kızgılamak]

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Bıçak sapı yapılacak boynuzu ateşte ısıtmak (*Senirkent -Isparta)

Tavada nohut kavurmak. (Yukarıtırtar *Yalvaç -Isparta)

Diğer sözlük anlamları:

Isıtmak.

Osmanlıca Tavlamak ne demek? Tavlamak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tavlamak

Tavlamak kısaca anlamı, tanımı:

Tavlama : Tavlamak işi.

Tavla : Bu oyunun üzerinde oynandığı, iki iç yüzü bölme desenli, dikdörtgen biçimindeki tahta kutu. At ahırı. Bölümlere ayrılmış iki yanlı tahta üzerinde on beşerden otuz pul ve iki zarla iki kişinin karşılıklı oynadığı oyun.

 

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak.

Vermek : Ayırmak, harcamak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Kazandırmak, katmak. Satmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Doğurmak. Tespit etmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Ödemek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Bırakmak veya bağışlamak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Ondan bilmek, atfetmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Dayamak. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek.

Yolsuz : Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan. Yavaş giden (taşıt). Parasız, züğürt. Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız. Yolu olmayan.

Kola : Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kolalama. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı.

 

Kazanç : Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü. Yarar, çıkar, kâr.

Diğer dillerde Tavlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Tavlamak ne demek? : v. attemper, anneal

Fransızca'da Tavlamak : rougir (le fer), amadouer, amorcer, cajoler

Almanca'da Tavlamak : den richtigen Feuchtigkeitsgrad geben, verführen, betrügen

Rusça'da Tavlamak : v. нагревать, смачивать, обманывать, нагреть, смочить, обмануть