Tay tay nedir, Tay tay ne demek

Tay tay; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • "Emekleme döneminde, henüz yürüyemeyen çocuk ayakları üzerinde durmak" anlamındaki tay tay durmak deyiminde geçen bir söz

Tay tay tanımı, anlamı:

Tay tay arabası : Küçük çocukları yürümeye alıştıran dört tekerlekli araç, yürüteç.

Dönem : Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Yarıyıl. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot.

Yürü : "devam et, git" anlamında kullanılan bir söz.

Çocuk : Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Küçük yaştaki erkek veya kız. Genç erkek.

Ayak : Basamak. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Vücudun belden aşağı bölümü. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Bacak. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Halk edebiyatında uyak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Göl ayağı. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri.

 

Durmak : Yaşamak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Kalmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Hareketsiz durumda olmak. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi. Varlığını sürdürmek. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak. Beklemek, dikilmek. Dinmek, kesilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Var olmak. Ara vermek.

Deyim : Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.

Tay tay durmak : Yeni yürümeye başlayan çocuk ayakta durmak

Tay tay etmek : Yeni yürümeye başlayan çocuk ayakta durmak.