Tebeşir nedir, Tebeşir ne demek
Tebeşir; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Toz zerreciklerinden oluşan, çizdiği yerde iz bırakan, beyaz veya açık renkte kireçli kaya.
- Bu maddeden yapılan, kara tahta, duvar vb. yüzeylere yazı yazmak için kullanılan, beyaz veya renkli çubuk

"Tebeşir" ile ilgili cümle örnekleri
- "Tahta başında, elimde tebeşir, sallanıyorum." - Y. Z. Ortaç
Yerel Türkçe anlamı:
1.İbrik : Şu tebeşiri doldur. 2.Toprak su testisi.
Kimya'daki anlamı:
1.Okyanus diplerinde bulunan ve böcek kabuklarının çökmesi ile oluşan doğal kalsiyum karbonat. 2.Diatomlar ve diğer deniz canlılarının iskelet kalıntılarından doğal olarak oluşmuş amorf kalsiyum karbonat.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Kalsiyum karbonatın en az % 33 kalsiyum içermesi gereken, saf kalsiyum karbonat içeren, absorbant ve kalsiyum kaynağı.
İngilizce'de Tebeşir ne demek? Tebeşir ingilizcesi nedir?:
chalk, calcium carbonate
Tebeşir hakkında bilgiler
Karatahta tebeşiri, gerçek tebeşirden yapılmamaktadır. Tahta tebeşiri sert cisimlerin üzerine yazmak için kullanılır. Kalsiyum sülfattan yapılır. Çünkü tebeşir daha yumuşaktır. Tahta silgisi veya su tebeşirle yazılan yazıyı silmek üzere kullanılabilir. Genellikle karatahta tebeşirleri marketlerde 5 cm uzunluğunda olarak satılmaktadır. Çocukların yerlere yazabilmesi için daha büyük boyutlarda tebeşirler de bulunmaktadır. Sokaklarda çocukların kullanma nedeni kalıcı olmaması, yağmur veya su ile yüzeyin teması olmasıyla beraber kolaylıkla silinir.
Tebeşir ile ilgili Cümleler
- Lütfen bana iki parça tebeşir getir.
- Bana üç parça tebeşir ver.
- Çocuklar kaldırım üzerine tebeşirle resimler çizdiler.
- Tebeşirden nefret ederim. Elinde toz bırakır.
- Bir parça tebeşir aldı.
- Tebeşirle yazmak kolay değil.
- Ali bana bir parça tebeşir attı.
- Bana iki parça tebeşir getir.
- Benim tebeşire ihtiyacım var.
Tebeşir kısaca anlamı, tanımı:
Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Kara tahta. Bu ağaçtan yapılmış. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
Yazmak : Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak. Yazı ile bildirmek, haber vermek. Gelinin yüzünü süslemek. Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek yaklaşma bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir göreve almak. Kaydetmek. Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek. Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek. Yaymak, sermek. İnsanın geleceğini belirlemek. Açmak. Yazar olarak görev yapmak.
Tebeşirleşme : Bir dokunun kalınlığında tebeşire benzer katı birikintilerin oluşması.
Tebeşirli : Tebeşir ile yazılmış.
Tebeşirsiz : Tebeşir ile yazılmamış.
Zerre : Çok küçük parçacık. 0,00156 gram olan ağırlık ölçü birimi.
Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Bu renkte olan. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Beyaz zehir. Beyaz ırktan olan kimse.
Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.
Kireçli : Birleşiminde kireç olan veya kireci çok olan. Kireç sürülmüş, kireç bulaşmış.
Madde : Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Duyularla algılanabilen nesne. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Bir cismi oluşturan öge, öz. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm.
Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Sonuç alınamayan yer.
Renkli : Neşeli, canlı, ilgi çekici. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).
Gerçek : Yapay olmayan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Gerçeklik. Doğruluk. Yalan olmayan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Temel, başlıca, asıl. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan.
Tebeşir dönemi : Genellikle alt bölümü killi ve kumlu; üst bölümü tebeşirli olan ikinci zamanın son dönemi. (Başlıca taşılları ilk kapalı tohumlu bitkiler, amonit, belemnitler, rudist ve inoceramus grubundan yumuşakçalar ve deliklilerdir.)
Tebeşir kayası : Doğal tebeşir.
Tebeşirboya : (Resim) Süzgeçten geçirilmiş yulaf lapası ve suda eriyen toz boyaların karışmasından meydana gelen kuru kalem boya.
Tebeşirleme : Tebeşirlemek işi.
Tebeşirlemek : Tebeşir tozu ile kirletmek. İlgili cümle: "Üstünü başını tebeşirlemiş"
Tebeşirlenme : Tebeşirlenmek işi. 1.Ovalanınca kolayca çıkan toz oluşumu. 2.Kaplanmış yüzeylerde, uzaklaştırılabilecek toz oluşumu. Genellikle UV etkisi ile bağlayıcının bozulması sonucunda oluşan.yüzeydeki boya filminin doğal işlemler sonucu gevşek tozumsu bir görünüm alması.
Tebeşirlenmek : Tebeşir tozu ile kirlenmek.
Diğer dillerde Tebeşir anlamı nedir?
İngilizce'de Tebeşir ne demek? : n. chalk
Fransızca'da Tebeşir : craie [la]
Almanca'da Tebeşir : n. Kreide
Rusça'da Tebeşir : n. мел (M), мелок (M)
adj. меловой

Bu kısımda Tebeşir nedir? Tebeşir ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tebeşir tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tebeşir hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.