Tek boyutlu ses nedir, Tek boyutlu ses ne demek

Tek boyutlu ses; Sinema alanında kullanılan bir terimdir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Sesin saptanması, okunması, yayınlanmasında yalnız tek oluk kullanılmasından doğan durum. Üçboyutlu ses karşıtı.

Tek boyutlu ses kısaca anlamı, tanımı

Boyutlu ses : Ses yayımının uzaysal dağılımını korumak için ayrı alıcıları ile ayrı yerlerden algılanıp oylumsal nitelik kazandırılan ses dalgaları

Boyut : Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

Boyutlu : Boyutu olan.

Ses : Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

Tek : Eşi olmayan, biricik, yegâne. Yalnızca. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri. İki ile bölünemeyen (sayı). Hiç, hiçbir. Sessiz, hareketsiz, uslu. Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki).

Üçboyutlu ses : İki ya da daha çok oluk yardımıyla saptanma, okunma ve yayınlanmayla dinleyicide derinlik duygusu uyandıran ses. Ses kaynağının durumuna göre yer değiştirerek derinlik duygusu uyandıran ses.

 

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Üçboyutlu : Eni ve boyundan başka derinliği de olan.

Saptanma : Saptanmak işi.

Üçboyut : Bir cismin en, boy ve yüksekliği. İkiboyut karşıtı.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Okunma : Okunmak işi.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

Okun : Çağrı.

Oluk : Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru. Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol. Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu, genellikle çinko boru.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Diğer dillerde Tek boyutlu ses anlamı nedir?

İngilizce'de Tek boyutlu ses ne demek ? : mono(phonic)