Tend to türkçesi Tend to nedir

  • Meyil etmek.
  • Eğiliminde olmak.
  • Eğilimine girmek.
  • Bakımıyla meşgul olmak.
  • Meyilli olmak.
  • Bakmak (birine).
  • Eğimlenmek.
  • Eğilimi göstermek.
  • Eğilimi içinde olmak.

Tend to ile ilgili cümleler

English: Boys tend to look down on their younger sisters.
Turkish: Erkek çocukları küçük kız kardeşlerine tepeden bakma eğilimindedir.

English: Bears also tend to sleep more during the day than at night, although in the summer, with twenty-four hours of light, this does not apply.
Turkish: Ayılar gün içinde gece uyuduklarından daha çok uyurlar, ne var ki bu yazları, yirmi dört saat boyunca gündüz olduğundan geçerli değildir.

English: I tend to agree with Ali.
Turkish: Ali ile aynı fikirde olmaya eğilimliyim.

English: I don't like coffee too much, but I tend to have a cup once in a while.
Turkish: Kahveyi çok fazla sevmem ama arada bir bir fincan almaya eğilimliyim.

English: I believe that people tend to focus on the wrong things.
Turkish: İnsanların yanlış şeylere odaklanma eğiliminde olduğunu düşünüyorum.

Tend to ingilizcede ne demek, Tend to nerede nasıl kullanılır?

Tend : Yol açmak. Eğinmek. Bakmak (hayvana veya bitkiye). Eğilimi olmak. Meyletmek. Eğiliminde olmak. Temayül etmek. Yüz tutmak. Hizmet etmek. Çalmak (yeşile vb.).

To : Göre. İla. -e kadar. E doğru. Oranla. -e göre. Ya. -mek -mak (mastar). Arasında. İle.

 

Tendance : Temayül. Eğilim. Dikkat.

Tendancy : Yönseme. Belli bir amaca ya da sonuca yönelen, ancak etkinliğe dönüşmeyen etki gücü.

Tended : Yol açmak. Yönelmek. Bakmak. Yüz tutmak. Meyletmek. Çalmak (yeşile vb.). Bakmak (hayvana veya bitkiye). Temayül etmek. Yatkın olmak. Eğilimi olmak.

Tendencies : Yüz tutma. Eğilin. Meyil. Çalma (yeşile vb.). Eğilim.

İngilizce Tend to Türkçe anlamı, Tend to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tend to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be disposed to : Eğilimi olmak.

Be inclined : Eğilimli olmak. Hevesi olmak. Meyletmek.

Be disposed : İstekli olmak. Eğilimli olmak. Hevesli olmak.

Leant : Eğilmek. Yaslamak. Eğilim göstermek. Meyletmek. Dayanmak. Yaslanmak.

Slant : Meyletmek. Eğik. Çarpıtmak. Eğmek. Eğik olmak. Eğilimi olmak. Eğimli olmak. Yönelmek. Sapmak.

Be apt to : -e yatkın olmak. -e meyilli olmak.

Tended : Eğilimi olmak. Bakmak (hayvana veya bitkiye). Yüz tutmak. Bakmak. Temayül etmek. Yol açmak. Gözetmek. Eğinmek. Hizmet etmek.

Squint : Gözlerini kısarak bakmak. Skuint. Şaşı bakmak. Kısmak (gözlerini). Eğilim. Yan bakmak. Yan bakış. Gözlerini kısmak. Şaşılık.

Slope : Meyil. Eğimli yer. Matematiksel bir eğrinin belirli bir noktasındaki birinci türevinin değeri. Bir yörenin denize doğru alçalan eğimli yüzeylerinden her biri. Bayır. Coğrafya, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Matematiksel bir eğrinin, belirli bir noktasındaki türevinin değeri. Şevlenmek. Aklan. Meyletmek.

Squints : Eğilimi olmak. Kısık gözlerle bakmak. Kısmak (gözlerini). Şaşı olmak. Yan bakmak. Eğilim. Şaşı yapmak. Gözlerini kısarak bakmak. Şaşı.

Tend to synonyms : slants, leans, leaned, administer to, squinted, shelve, tend, take care of, have a predisposition for, shelvings, be prone to, tends, shelved, border on, cant over, sloped, be liable to, shelving, shelves.