The left türkçesi The left nedir

The left ile ilgili cümleler

English: He turned to the left at the corner.
Turkish: O, köşede sola döndü.

English: Ali moved the flower pot to the left and the secret door slid open.
Turkish: Ali saksıyı sola doğru hareket ettirdi ve gizli kapıyı kaydırarak açtı.

English: Ali just got one of his ears pierced. I think it was the left one.
Turkish: Ali sadece kulaklarından birini deldirdi.Sanırım o sol olanıydı.

English: Ali isn't used to driving on the left side of the road.
Turkish: Ali yolun sol tarafında araba sürmeye alışkın değil.

English: Ali is deaf in the left ear.
Turkish: Ali sol kulağından sağırdır.

The left ingilizcede ne demek, The left nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Left : Soldaki. Sol kanat. Bırakılan. Artık. Sol. Sol taraf. Sol el. Be.sola. Kalmak. Sola.

Bear to the left : Sola dönmek.

Cut to the left : Aniden sola sapmak.

Keep to the left : Soldan gitmek.

Limit from the left : Soldan limit.

On the left : Solda.

 

İngilizce The left Türkçe anlamı, The left eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The left ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gss : Gaussun simgesi. Milli güvenlikten sorumlu olan israil devlet kurumu. Herif. Bin dolar. İngiliz alfabesinin yedinci harfi. Sol notası. Tanrı aşkına. Tanrım.

Sinister : Kötü niyetli. Meymenetsiz. Netameli. Sol, sol taraf. Kem. Fena. Sinister. Şom. Kötü.

Leaving : Ayrılma. Terketme. Çıkılıyor. Terk. Bağlama halatını çözme. Bırakma.

Above : Bir şeyin üstünde. Çok. Üst. Yukarı. Yukarıda. Fazla. Yukarıdaki.

G : Bin dolar. Gramın simgesi. Sol notası. Bin (roma). Tanrım. Sol (müzik terimi). İngiliz alfabesinin yedinci harfi. Tanrı aşkına. Gaussun simgesi. Çekim.

Cease : Bitirmek. Bitmek. Bırakmak. Dinmek. Vazgeçmek. Kesmek. Sona ermek. Son vermek. Durmak.

Continues : Uzatmak. Devamı gelmek. Devam ettirmek. Sürdürmek. Olagelmek. Uzamak. Sürmek. Dayanmak. Ertelemek.

Gs : İngiliz alfabesinin yedinci harfi. Gaussun simgesi. Tanrı aşkına. Genel çekim. Sol notası. Kurmay subaylar. Tanrım. Çekim. İnsanları geniş bir bezem içinde boylu boyunca gösteren çekim çeşidi. (askeri) komutanlara yardımcı olan subaylar.

Dross : Cüruf. Süprüntü. Dışık. Posa. Metal yüzünde oluşan cüruf. Maden posası. Değersiz şey. Değersiz şeyler. Kül curuf.

Sinistrous : Sola eğimli. Fena. Tehditkar. (arkaik) uğursuz. Kötü. Uğursuz. Solun. Meşum.

The left synonyms : abideth, continue, at that, ever after, left sides, nearside, be left, abide, left hand, dregs, be left over, any more, left handed, anymore, left hand side, any longer, effluent, left wing, dreg, be, dropped, sinistral, left, ceased, left overs, bed, left over, soh, abided, sinistro, descend from, ceases, devolve.