Theirs türkçesi Theirs nedir
- Onlarınki.
- Onların.
Theirs ile ilgili cümleler
English: Your team is very good, but theirs is the best.
Turkish: Sizin takımınız çok iyi fakat onlarınki en iyi.
English: Mister Petro and his wife love my children a lot; I love theirs a lot, too.
Turkish: Bay Petro ve eşi çocuklarımı çok seviyor; ben de onunkileri çok seviyorum.
English: Are you a friend of theirs?
Turkish: Onların bir arkadaşı mısın?
English: A policeman asked the girls if the car was theirs.
Turkish: Bir polis, kızlara arabanın onlara ait olup olmadığını sordu.
English: Some have come to meet their friends and others to see theirs off.
Turkish: Bazıları arkadaşlarını karşılamak için geldiler ve diğerleri onlarınkini yolcu etmek için.
Theirs ingilizcede ne demek, Theirs nerede nasıl kullanılır?
A friend of theirs : Bir arkadaşları.
Their burial place is unknown : Bedenleri veya cesetleri bulunamadı. Gömüldükleri yer bilinmiyor. Gömüldükleri yer hala bir sır olarak duruyor.
Their majesties : Bir kral ve kraliçeye atfen kullanılan nezaket sıfatı. Majesteleri.
Their relations broke off : Aralarındaki temas koptu veya sona erdi. İlişkileri bozuldu. Aralarındaki bağ kırıldı. İlişkileri koptu.
Accommodate their differences : Aralarındaki anlaşmazlıkları uzlaşma yoluyla gidermek.
Their : Onların.
Theileriases : Sığır, koyun ve keçilerde theileria cinsi protozoonların neden olduğu akut veya kronik seyirli ateşli bir hastalık. theileria türleri geviş getiren hayvanlara keneyle bulaşan, lökosit ve alyuvarlar içerisindeki gelişim evreleriyle belirgin protozoonlardır, tropikal piroplasmozis. Theileriozis.
Theil coefficient : Theil katsayısı.
Theileriasis : Theileriozis. Sığır, koyun ve keçilerde theileria cinsi protozoonların neden olduğu akut veya kronik seyirli ateşli bir hastalık. theileria türleri geviş getiren hayvanlara keneyle bulaşan, lökosit ve alyuvarlar içerisindeki gelişim evreleriyle belirgin protozoonlardır, tropikal piroplasmozis. Ocak ayı hastalığı.
After completion of their terms : Şartları yerine getirdikten sonra. İstedikleri gibi yaptıktan sonra. Koşulları tamamladıktan sonra.
İngilizce Theirs Türkçe anlamı, Theirs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Theirs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
At that place : Orada.
Law : Adalet. Kural. Nizam. Kaide. Olguların zorunlu, doğal gelişimlerini belirleyen temel içsel bağıntı; olgular ya da nesnelerin özellikleri arasındaki nedensel, zorunlu ve durağan (güvenilir) bağlantı. devlet gücünce yerleştirilmiş ve yaptırıma bağlanmış, insan etkinliklerini düzenleyen buyurucu davranış kuralları ve ölçüleri. Bilimsel araştırmanın gözlem, varsayım ve deneyimden sonra kurulan basamağı olarak, doğa olaylarının zorunlu oluşum ve gelişimini belirleyici nedensel ilişkiyi açıklayan kural ve genelleştirmeler. Fen bilimlerinde kanun. İlke. Tüze. Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; newton kanunu, kepler kanunları.
Atomic theory : Atom yapısını açıklayan teori. Nükleer teori. Atom teorisi. Tüm maddelerin atomdan oluştuğunu belirten bir teori. Atom kuramı.
Blastogenesis : Blastogenezis. Döllenmeyle başlayan, blastositin zona pellucidadan sarkmasıyla son bulan, döllenmiş yumurtanın hücresel bölünme aşamalarını gerçekleştirdiği dönem. Blastojenez. Blastula (gelişmemiş embriyo aşaması) biçimi (embryology).
Explanation : İzah. Tanımlama. Anlamlandırma. Yorum. Şerh. Mana. Neden, yasa vb. aracılığıyla incelenen konunun özünü aydınlatmayı amaçlayan bilimsel inceleme aşaması ya da biçimi. Bir olay ya da bir kavramı örtük ve kapalı yönleriyle çözümleyerek, tüm içerimlerini sayıp dökerek açıklığa kavuşturma. Aydınlatma.
Field theory : Alan teorisi (dilbilim). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Alan teorisi. Alan teorisi (fizik). Tanecik sayısının değişmediğini, kimilerinin soğurulup, kimilerinin de salındığını göz önüne alan kuram (nicem alan kuramı). bir kuvvetin uzayın her noktasındaki yönünü, niceliğini, fiziksel alanlarını hesaplayan kuram. Alan kuramı. Alanlar kuramı. Toplumsal kümeleri, çeşitli güçlerin etkileştiği bir özdeksel alan gibi ele alan toplumbilim yaklaşımı.
Structuralism : Yapısalcılık. Strüktüralizm. Bir toplumsal yapıyı oluşturan öğelerin bu yapıdan bağımsız düşünülemeyeceği ve birbirine göre biçimlenerek örgün bir birlik gösteren bu öğelerin toplumsal yapının bir türevi olduğu anlayışı.
Atomism : Atomizm. Atomculuk.
Possibility : Olabilirlik. Olanak. Olurluk. İhtimal. Olasılık. İmkan. Kapı. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. Olanaklılık.
Theirs synonyms : scientific theory, atomist theory, holistic theory, atomistic theory, structural sociology, in that location, structural anthropology, theory of preformation, their, economic theory, preformation, hypothesis, reductionism, holism, law of nature.
Theirs zıt anlamlı kelimeler, Theirs kelime anlamı
Here : İşte. Bu çekitte. Burası. Bunda. Hey. Burda. Buraya. Burada. Burayı.
Atomism : Atomculuk. Atomizm.
Holism : Bütünsellik. Doğanın bütünlüğü inancı. Bütüncülük. Holizm.

Bu kısımda Theirs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Theirs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Theirs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Theirs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.