Throw into prison türkçesi Throw into prison nedir

  • Hapse atmak.

Throw into prison ingilizcede ne demek, Throw into prison nerede nasıl kullanılır?

Throw : Atma. Yer tabakasındaki çatlak. Düşürme. Şal. Kaçırmak. Fırlatma. Uzaklık. Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak. İçinde yapmak (baraj vb nehrin). Atış.

Into : İçine. E. İçeriye. Haline. -e. Ye. Şekline. -a. Biçimine. -in içine.

Prison : [#hapis Hapishane]. Hapsetme. Hapis. Zindan. Mahpushane. Tutukevi. Cezaevi. Kodes. Tevkifhane.

Throw into : İçine atmak. Atmak. Acısını içine atmak.

Throw into confusion : Karışıklığa düşürmek. Kaosa sebep olmak. Düzensizlik ve başıbozukluğa sebep olmak. Karışıklığa atmak.

Throw into the shade : Güneşten korunaklı gölge bir yere yerleşmek. Gölgede yer almak. Gölgeye atmak.

Throw into the scale : Place something on the scale. Weigh something.

Throw into relief : Dikkat çekmesini sağlamak. Ortaya çıkarmak.

Be thrown into prison : Hapse atılmak. Cezaevine konulmak. Tutuklanmak.

İngilizce Throw into prison Türkçe anlamı, Throw into prison eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Throw into prison ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jail : Nezarethane. Tutuklamak. Cezaevine kapatmak. Hapishaneye kapatmak. Cezaevi. Nezaret. Hapis. Kafes. Hapishane.

 

Pull in : (taşıt) kenara çekilip durmak. Arabayı sürmek (bir yere). (tren) istasyona girmek. Çekmek (dizginleri veya ipi vb'ni). Durdurmak (at). Durmak. Tutuklamak. İstasyona girmek. Kenara çekilip durmak.

Imprisoning : Mahpusluk. Tutuklamak. Hapsetmek. Mahkum etmek. Hapse koymak. Sınırlamak. Yasaklamak.

Clap on : İçeri tıkmak.

Gaol : Kodes. Hapsetmek. Hapishaneye kapatmak. Cezaevi. Tevkifhane. Tutuklamak. Cezaevine kapatmak. Delik. Hapis.

Shop : Meslek. Gammazlamak. Hapishane. Ele vermek. Okul. Kurum. İşlik. Atölye. İş. Alışveriş yapmak.

Jails : Nezaret. Hapis. Cezaevi. Nezarethane. Hapsetmek. Tutuklamak. Hapishane. Kodes. Hapishaneye kapatmak.

Shopped : Ele vermek. Araştırma yapmak. Alışverişe çıkmak. Alışveriş etmek. Aldatılmış (eş). Araştırmak. Gammazlamak.

Send up : Artırmak. Yukarı fırlatmak. Yükseltmek. Dalga geçmek. Taklidini yapmak. Havaya atmak. Hapse yollamak. Kafa bulmak.

Throw into prison synonyms : clap into gaol, imprison, imprisons, gaols, lock up, put in prison, put away.