Tonguefish türkçesi Tonguefish nedir
Tonguefish ingilizcede ne demek, Tonguefish nerede nasıl kullanılır?
Tongue and groove : Erkek ve dişi geçme parçaları.
Tongue and groove joint : Lamba-zıvanalı geçme. Lamba ve zıvana. Zıvana lambalı geçme. Dil ve oyuklu bağlantı. Çıtalı geçme.
Tongue depressor : Dil pensi. Dil basacağı. Dil bastırıcı. Abeyslang.
Tongue forceps : Dili tutmak için kullanılan pens. Dil pensi.
Tongue in cheek : Gırgırına. Alaylı. Yarım ağızla yapılan. Şakadan. Bıyık altından gülerek. Yarım-ağızla-yapılan. Şaka yollu.
Tongue of flame : Parıltı. Alev. Parıldayan ateş. Alevin dili.
Tongue paralysis : Motorik sinirlerin, özellikle n. hypoglossusun (kranyal xıı. sinir) perifer ve merkezi tahribatı sonucu tek veya çift taraflı oluşan felç, glossopleji. Dil felci.
Tongue tie : Dil tutulması.
Tongue lash : Azarlamak. Haşlamak.
Tongue lashing : Azar. Fırça.
İngilizce Tonguefish Türkçe anlamı, Tonguefish eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tonguefish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Floundered : Bata çıka yürümek. Debelenmek. Çabalama. Çabalamak. Çırpınmak. Boşuna çabalamak. Bata çıka ilerlemek. Bocalamak. Şaşırıp kalmak.
Scaldfish : Pisi balığı.
Flounder : Bata çıka yürümek. Çabalamak. Köpekdili. Debelenmek. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, avrupa kıyılarında yaşayan ve kıyılardan ırmak ve göllere kadar geçen bir tür. Bata çıka ilerlemek. Batmamak. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, denizlerde yaşayan bir tür. Şaşırıp kalmak.
Flukes : Görünüşleri genellikle yaprağımsı, halkasız, sindirim aygıtı yarım, bir ya da birkaç çekmeni bulunan yassı solucanlar sınıfı; emici kurtlar. Yassı solucanların trematoda sınıfının alt sınıfı. yaklaşık 6000 digenetik trematod türü omurgalılarda yaygın olarak görülmektedir. genç ve erişkinleri konakların hemen hemen tüm organlarına yerleşebilir. digeneaların gelişiminde en az iki farklı konak ve birkaç nesil bulunur. Beklenmedik başarı. Şans eseri. Balina kuyruğu. İlkel solucanlar (scolecida) dalının, yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfından, vücutları ince ve kutikula ile örtülü, ergin evrede asalak olarak yaşayan, çekmenleri bulunan, anüsleri olmayan fakat sindirim kanalları iyi gelişmiş türleri olan bir takım. karaciğer kelebeği (distomum) ve şistozomum (schistosomum) cinsleri iyi bilinir. Beklenmedik talih. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Trematodlar. Yaprak solucanlar.
Solenette : Akdil balığı.
Flatfish : Yassı balık. Bir dereceye yassı.
Soles : Kaide. Taban.
Windowpanes : Pencere camı. Bir göz pencere camı.
Flounders : Çabalamak. Boşuna çabalamak. Bocalamak. Bata çıka yürümek. Bata çıka ilerlemek. Çırpınmak. Debelenmek. Şaşırıp kalmak. Çabalama.
Tonguefish synonyms : family cynoglossidae, tongue fish, cynoglossidae, wedge sole, sole, fluke.
Tonguefish ingilizce tanımı, definition of Tonguefish
Tonguefish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A flounder (Symphurus plagiusa) native of the southern coast of the United States.

Bu kısımda Tonguefish kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tonguefish ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tonguefish anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tonguefish ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.