Tortor nedir, Tortor ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Şişman, tombul (yanak için): Tortor yüzlü bir çocuk. 2.Çok şişman.

Tırtıl.

Şimşek çaktığında oluşan ışıklar.

Bağırsak bozukluğu, sürgün.

Tortor tanımı, anlamı

Tort : Köpeklerin boğazına takılan dikenli demir halka. Peynir suyunu kaynatarak yapılan çökelek. Sıvıların içinde bulunan ya da sıvıların bozulmasıyla oluşan pıhtımsı madde, tortu. Çokluk ve sıklık belirtir : Bu ağaç tort gibi meyve tutmuş. Kalın yapraklı, dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot. Asık çatık (yüz için): Çok tort yüzlü. Yağ ve benzerleri tortusu. Biçimsiz. Çoban köpeğinin boynuna takılan demir halka. Tortu; eritilmiş tereyağının çöküntüsü; bu çöküntü araba 'mazı’sını yağlamakta kullanılır. Köpeklerin boynuna takılan dikenli halka, tasma (Çayağzı), karşılığı tortul. Üzerinde çiviye benzer sivrilikler bulunan demir köpek tasması

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Işıklar : Afyon şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Aydın şehri, Karacasu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Aydın kenti, Nazilli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehri, Bigadiç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehri, Darıca nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir şehri, Dursunbey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir ili, Kireç nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir kenti, Sındırgı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Bolu ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Burdur şehrinde, Yeşilova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bursa şehri, Çaltılıbük nahiyesine bağlı bir bölge. Çanakkale ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır ilinde, Bismil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ ili, Aydınlar bucağına bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Hakkâri ilinde, Bağışlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İçel ili, Mut belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İstanbul şehri, Kemerburgaz bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir ilinde, Kınık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir şehri, Tire belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kayseri şehri, Toklar bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kırıkkale ilinde, Balışeyh ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Konya ilinde, Bozkır belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya ili, Gölören bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kütahya şehrinde, Altıntaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kütahya şehrinde, Gediz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehrinde, Alaşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehri, Gelembe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehrinde, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sakarya şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tekirdağ kenti, Barbaros bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehri, Bereketli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon ili, Akçaabat belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Şimşek : Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. Parıltı.

 

Tırtıl : Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.

Tombul : Yuvarlak. Şişman, etine dolgun.

Sürgün : Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse. Filiz. İshal. Bir kimsenin sürüldüğü yer. Sürülme işi, nefiy.

Şişman : Deri altında fazla yağ toplanması sebebiyle vücudun her yanı şişkin görünen (kimse), şişko, mülahham.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Yanak : Yüzün göz, kulak ve burun arasındaki bölümü. Lastik tekerlekli taşıtlarda lastiğin jant ile yere temas eden bölümü arasında kalan yan yüzeyi.

Tırtı : Ev eşyası.

Tombu : Küçük tepe, tümsek.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Yüzlü : Yüzü herhangi bir nitelikte olan. Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Sürgü : Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.

Tırt : İşe yaramayan kişi.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Çocu : Çocuğu.

Diğer dillerde Torsiyon anlamı nedir?

İngilizce'de Torsiyon ne demek ? : torsion