Torvous türkçesi Torvous nedir

Torvous ingilizcede ne demek, Torvous nerede nasıl kullanılır?

Torvity : Sertlik. Ekşilik.

Factorv : Faktör v. Protrombinin trombine çevrilmesi için gerekli olan pıhtılaşma faktörü, labil faktör, akseleratör globulin, proakselerin. karaciğerde yapılır, pıhtılaşma sırasında kullanıldığından serumda bulunmaz.

Factorvii : Plazma tarafından protrombin aktivatörü biçimlenmesinde gerekli olan, doğuştan noksanlığı hemofili a’ya neden olan, hayvanlarda yetersizliği yaygın pıhtılaşma bozukluğu oluşturan ve serumda bulunmayan bir pıhtılşma faktörü, antihemofilik faktör, antihemofilik faktör a, antihemofilik globulin. Faktör vıı. K vitamini varlığında karaciğerde üretilen, doku faktörü tarafından protrombin aktivatörünün biçimlenmesinde gerekli olan pıhtılaşma faktörü. prokonvertin, konvertin, otoprotrombin ı, serum protrombin konversiyon akseleratör, stabil faktör. pıhtılaşma sırasında ortadan kaldırılamaması nedeniyle serumda da bulunur. Faktör vııı.

Tor : Dik ve kayalık tepe.

Tora : Tevrat.

Torch : Üfleç. Kasıtlı yangın çıkarmak. Cep feneri. Alev makinesi. Asetilen lambası. Şalome. Fener. İnce kılların ortadan kaldırılması amacıyla karkasın alevle ütülenmesi işlemi. Hamlaç. Meşale.

 

Toras : Tevrat.

Torc : Dönme momenti. Tork.

Torch annealing : Şalomayla tavlama. Yalazla tavlama. Üfleçle tavlama.

Torbernite : Torbernit.

İngilizce Torvous Türkçe anlamı, Torvous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Torvous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acerbic : Acı. Büzücü. Sert. Keskin. İğneleyici (konuşma).

Acerb : Sert. Acılı ekşi. Acı.

Tense : Çekmek. Sıkı. Germek. Gerilmiş. Zaman. Kip. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Gergin. Stresli. Stres içinde.

Sour : Zehir olmak. Mayhoş. Surat asmak. Ekşimek. Hayatı zehir olmak. Zehir etmek. Somurtmak. Süt kesilmek. Bozulmak.

Acid : Acı. Kırıcı. Asit. Asit gibi. Asitli. Asit çeliği. Çözününce hidrojen yükünleri veren özdek. Biyoloji, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alkali maddenin tersi özellikler taşıyan, turnusolün mavi rengini kırmızıya çeviren, suda eridiği zaman hidrojen iyonları meydana getiren hidrojenli bileşik.

 

Troubled : Meraklı. Rahatsız. Tedirgin. Üzgün. Sorun edilen. Kederli. Tasalı. Sıkıntılı. Sıkkın. Dert sahibi.

Anxious : Endişeli. Hevesli. Meraklı. Can atan. Kaygılanmak. İstekli. Huzursuz. Tedirginliğe neden olan. Çok istekli. Kasavetli.

Unquiet : Huzursuz. Sesli. Çalkantılı. Gürültülü. Kargaşalı. Meraklı. Muzdarip. Rahatsız. Sessiz olmayan.

Queasy : Midesi bulanmış. Mide bulandırıcı. Kusacak gibi. Kusacak halde. Tatsız. Hassas. Midesi kolayca bulanan. Kusturucu. Kusmak üzere. Aşırı titiz.

Citric : Portakal gibi naranciye meyvalara ait. Sitrik. Limo asidiyle ilgili. Limon.

Torvous synonyms : sourer, uneasy, acetic, harder, acidulous, acetous, acrid, mordacious, acescent, hard, sharpest, hardest.

Torvous zıt anlamlı kelimeler, Torvous kelime anlamı

Untroubled : Dertsiz. Rahat. Kaygısız. Durgun. Sıkıntısız. Sakin. Endişesiz.

Relaxed : Gevşek. Yumuşamış. Gevşemiş (kişi). Rahatlamış. Gevşemiş.

Torvous ingilizce tanımı, definition of Torvous

Torvous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Grim. Of a severe countenance. Sour of aspect. Stern.