Tossak nedir, Tossak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İşlenmeye elverişli, kaşık yapılabilen bir çeşit ağaç : Bir tossak bul, birkaç kaşık yapalım.

Bir çeşit topaç.

Tossak anlamı, kısaca tanımı

Tossaklamak : Soymak : Mehmet Ağa duydun mu, Osman'ı tossaklamışlar

Elverişli : Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.

İşlenme : İşlenmek işi. Bir yapıtın biçiminin değiştirilerek başka bir türden yapıt durumuna getirilmesi, sözgelişi romandan tiyatro yapıtı yapılması ya da başka bir düzene konulması.

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Yapalı : Konya kenti, Cihanbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas kenti, Ulaş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Topaç : Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.

Elver : Yılan balığı larvalarının metamorfoz geçirdikten sonraki hâli, genç bir yılan balığı yavrusu. “Yardımcı ol” anlamında kullanılan bir isim”.

Kaşık : Sulu veya bazı ufak taneli yiyecekleri ağza götürmeye yarayan saplı sofra aracı. Ucu iğneli kaşık biçimindeki olta. Değirmencinin öğütme payı olarak aldığı tahıl ölçüsü. Değirmen sepetinin boğazına takılan ve tahılın dökülmeden değirmen taşlarının arasına gitmesini sağlayan tahta oluk. Yapıda kullanılan çamuru taşın yanına bırakmaya yarayan bir araç, mala. Dinamit yerleştirmek amacıyla kaya kovuklarındaki ufak taşları dışarı çıkarmakta kullanılan demir araç. (Kemalpaşa İzmir).

 

Yapal : Gövdesi düzgün olmayan kimse. Kıvrımsız kulaklı kişi. Katran ağacının yaprağı.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Topa : 1.Beceriksiz. 2.Kötü kişi. Yuvarlak, küre biçiminde. Beceriksiz. Kötü.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Bul : Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta.

Diğer dillerde Tosbağa otu anlamı nedir?

İngilizce'de Tosbağa otu ne demek ? : yellow gromwell, yellow bugloss