Tragedies türkçesi Tragedies nedir

Tragedies ile ilgili cümleler

English: I generally prefer comedies to tragedies.
Turkish: Ben genellikle komedileri trajedilere tercih ederim.

English: There are five tragedies in a man's life. Unfortunately, I don't know which ones they are.
Turkish: Bir insanın hayatında beş trajedi vardır. Ne yazık ki, onların hangileri olduğunu bilmiyorum.

English: Despite the many tragedies she has had in life, she remains to have the pureness of her heart.
Turkish: Hayatta yaşadığı birçok trajediye rağmen, o, kalbinin saflığına sahip olmayı sürdürüyor.

English: Tragedies happen every day.
Turkish: Trajediler her gün olur.

Tragedies ingilizcede ne demek, Tragedies nerede nasıl kullanılır?

Tragedienne : Trajedi aktrisi.

Tragediennes : Trajedi aktrisi.

Tragedian : Trajedi yazarı. Trajedi aktörü. Trajedi oyuncusu. Tragedya oyuncusu. Tragedya oynamada başarı kazanan ve bu tür oyunlardan ün yapan oyunculara verilen ad.

Tragedians : Trajedi aktörü. Trajedi yazarı.

Tragedy : Fecaat. Trajedi. Ağlatı. Felaket. Dram. Tragedya. Facia. Klasik tanımlamasında, yüceltilmiş sözlerle yazılan, yüceltilmiş bir kahramanın iyi bir durumdan kötü bir duruma düşmesiyle, seyircinin korkuya ve acımaya yönelerek duygusal arınmaya gittiği oyun türü. çağdaş tanımı içinde, olağan bir kişinin gerçekçi bir çevre içinde toplumsal çelişkilerini hissetmesiyle ortaya çıkan oyun türü.

 

Antique tragedy : İö vı. yüzyılda yunanlı thespis ile başlıyan ve is ı. yüzyılda latin seneca ile son bulan yedi yüzyıllık bir dönem içinde yazılmış tragedyalardan her biri. en büyük yunan tragedya yazarları aiskhilos, sofokles ve öripides'tir. roma'da ise yapıtları oynanmaya elverişli olmamasına karşın, seneca'dır. Antik tragedya.

An outrage upon justice : Adaletsizlik. Hak çiğneme.

Arbitrage stocks : Arbitraj hisseleri. İsrail şirketlerinin new york ve de tel aviv menkul kıymetler borsasında işlem gören hisseleri.

An outrage upon decency : Tecavüz. Irza tecavüz.

Arbitrager : Arbitraj yapan kimse. Risksiz bir şekilde eşit olmayan fiyatlardan kar etmek için değişik piyasalarda mal veya yatırım araçları alıp satan kimse (finans). Arbitrajcı. Hakem. Komisyoncu. Arabulucu.

İngilizce Tragedies Türkçe anlamı, Tragedies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tragedies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Banes : Dert. Ziyan. Afet. Zarar. Zehir. Kötülük. Yıkım.

Calamitous : Felaket getiren. Çok kötü. Vahim. Belalı. Felaketli.

Histrion : Oyuncu.

Thespian : Tiyatrocu. Aktör. Oyuncu. Tiyatroya ait. Aktris.

Disasters : Afat. Afetler. Yıkım. Afet.

Abominable : Rezil. Fena. Pis. Menfur. Tiksindirici. Murdar. Mekruh. İkrah doğuran. Çok kötü. Çok pis.

Blight : Bir kentin ya da kasabanın, özeksel, toplumsal ve ekonomik etkenlerle gelişmesi engellenen, taşınmazları sürekli olarak değer yitiren, yoksulluk yuvası niteliği kazanmaya yüz tutmuş bölümü. Boşa çıkarmak. Kötü izlenim bırakmak. Bitki hastalığı. Kavurmak. Yıkım. Afet. Suya düşürmek. Mantar. Keşmekeş (argo terim).

 

Actor : Artist. Suçlu. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Erkek oyuncu. Tiyatrocu. Bir olayda yer alan kimse. Davacı. Bir film ya da televizyon oyununda rol alan erkek. Edimci. Fail.

Catastrophe : Sonuç. Fecaat. Yıkım. Afet. Tragedyada oyunun sonlarına doğru, kahramanın yok oluşunu, komedyada ise dolantının çözümlenmesini ortaya çıkaran olay. Kadastrof. Felaketle sonuçlanan olay. Dönüm noktası.

Calamities : Yoksulluk. Sefalet. Bela. Afet. Afat. Musibet.

Tragedies synonyms : role player, cataclysmal, disaster, player, affliction, afflictions, broch, author, bane, tragedy, writer, casualty, blights, calamity, calvary, atrocious, buskins, buskin, cataclysm.