Transandantalist nedir, Transandantalist ne demek

Transandantalist; felsefe alanında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Deneyüstücü

Transandantalist hakkında bilgiler

Transandantalizm (Deneyüstücülük), ondokuzuncu yüzyıl başlarından itibaren Amerika Birleşik Devletleri' nin New England bölgesinde edebiyat, din, kültür ve felsefe alanında ortaya çıkan yeni fikirler toplamıdır. Bazen transandantal kelimesinin diğer kullanımlarından farkını ortaya koymak için "Amerikan Transandantalizmi" olarak da adlandırılır. Amerikan Transandantalizmi döneminin kültür ve toplumunun genel durumuna özellikle de Harvard'daki entelektüalizme karşı bir protesto olarak ortaya çıkmıştır. Temel inançları arasında, aşkın ideal spiritüel durumun; fiziksel ve empirik olduğu ve kurumlaşmış dinlerin doktrinleriyle değil yalnızca bireyin bağımsızca kendi içine dönmesi yoluyla idrak edilebileceği bulunmaktadır. Transandantalistler varolan toplumsal kurumların bireyin kendi içindeki iyiliği farketmesi ve ona dönmesine mâni olduğuna inanmışlar, bu yüzden bireyin kendini keşfine önem vermişlerdir. Önde gelen Transandantalistler; Ralph Waldo Emerson, Henry David Thoreau, Margaret Fuller, Bronson Alcott, Orestes Brownson, William Ellery Channing, Frederick Henry Hedge, Theodore Parker, ve George Putnamdır. Bu akım dünyanın ve Tanrının birliğine olan temel bir inanca dayanıyordu. Her bireyin ruhunun dünyayla aynı olduğu, dünyanın birebir bir mikrokozmozu olduğu düşünülüyordu. Kendine güven ve bireycilik doktrini, bireysel ruhun Tanrı ile kendini özdeşleştirmesine olan inançla gelişti.

 

Transandantalist tanımı, anlamı

Trans : Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme

Transandantal : Deneyüstü.

Birleşik devletler : Aralarında birlik kurulup tek devlet durumuna gelmiş olan devletler: Amerika Birleşik Devletleri ve benzerleri gibi.

Transandantalizm : Deneyüstücülük.

Toplumsal kurum : Bir toplumda eşgüdülmüş, örgütlenmiş, göreli bir bütün oluşturan düşünceler, inançlar, gelenek görenek ve davranışlarla özdeksel öğeler (yapılar, mallar, belgiler vb.) toplamı.

Birleşik devlet : Alanı ve nüfusuyla ayrımlı birkaç devletin bir bütün durumunda ortak bir siyasal yönetimde birleşmesiyle kurulan devlet.

Entelektüalizm : Anlıkçılık.

Deneyüstücülük : İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.

Özdeşleştirme : Özdeşleştirmek işi.

Kendine güven : Bireyin kendi yeteneğine, beceri ve yetilerine güven beslemesinden doğan duygu.

Deneyüstücü : Deneyüstücülük yanlısı, transandantalist.

 

Mikrokozmoz : Küçük bir evren olarak kabul edilen canlı organizmadaki tüm ögelerin oluşturduğu bütün.

Bireycilik : Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.

Deneyüstü : Deneyle kazanılması imkânsız, akılla ilgili olan bilgi, transandantal.

Spiritüel : Tinsel.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Bu yüzden : Bundan dolayı.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Edebiyat : Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler.

Diğer dillerde Transaminaz anlamı nedir?

İngilizce'de Transaminaz ne demek ? : transaminase