Trial run türkçesi Trial run nedir
Trial run ingilizcede ne demek, Trial run nerede nasıl kullanılır?
Trial : Soruşturma. Denek. Atletizm, hukuk, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mahkeme. Sınavı. Dert. Son soruşturma. Dert veya tasa. Girişim. Araştırmacının, deneklere yöntemi uyguladığı, verileri elde ettiği ve çıkan sonuçların değerlendirdiği ve bu üç elementi tasarım sırasında denetlediği bir çalışma. bir olayı veya genel bir gerçeği keşfetmek veya göstermek için kullanılan bir işlem.
Run : Koşarak geçmek. Sürü halinde gitmek. Tabanları yağlamak. Akmak. Dönem. Gitmek (gemi). Koşturmak. Sızmak. Kullanmak. Yarışa katılmak.
Trial and error : Çeşitli yolları deneme. Deneme-yanılma. Deneme-yanılma yöntemi. Deneme yanılma yöntemi. Deneme yanılma. Deneme ve yanılma. Sınama yanılma. Yeni sorunlar ve durumlar karşısında düşünme, plan yapma ve yöntemli biçimde hareket etme yerine denemelere girişerek çözüm ve uyma yolları arama davranımı. Tecrübe etme ve hata yapma.
Trial and error learning : Sınama ve yanılma yoluyla öğrenme. Deneme yanılma öğrenmesi. Yeni öğrenme durumları karşısında öğrencinin, başarılı sonuç alıncaya, ya da hoşnut oluncaya değin kimi tepkileri hemen hemen rasgele yinelemesi ve sınaması temeline dayalı öğrenme.
Trial and error method : Rasyona girecek yem maddelerine rasyonda ne kadar yer verileceğine; hayvanın kuru madde gereksinimini karşılayacak biçimde tesadüfi değerler verilmesi, daha sonra rasyonun besin madde ve enerji düzeyinin hesap edilmesi, sonuçlar gereksinim düzeyleriyle karşılaştırılarak gerekli düzeltmelerin deneme yanılma yoluyla hesaplanması, rasyon hesaplama. Sınama ve yanılma yöntemi. Deneme yanılma metodu. Deneme ve yanılma yöntemi. Deneme yanılma yöntemi. Girişimler yaparak bunların sonuçlarından öğrenme şeklindeki öğrenme metodu.
Trial attorney : Dava vekili. Duruşma avukatı.
İngilizce Trial run Türkçe anlamı, Trial run eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trial run ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pilot : Kılavuz. Kılavuzluk yapmak. Kılavuzluk etmek. Deneme yayını. Rehber. Pilotluk yapmak. Uçak kullanmak. Yol göstermek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kullanmak (uçak).
Experiment : Denemek. Araştırmacının, deneklere yöntemi uyguladığı, verileri elde ettiği ve çıkan sonuçların değerlendirdiği ve bu üç elementi tasarım sırasında denetlediği bir çalışma. bir olayı veya genel bir gerçeği keşfetmek veya göstermek için kullanılan bir işlem. İstatistiksel açıdan, gözlemlerin veya ölçümlerin olası sonuçlarını elde etmek için kullanılan terim. test. Deney uygulamak. Bilimsel araştırmanın gözlem ve varsayım basamaklarından sonra gelen, gözlenen olayları, benzerlerini ya da doğada gözlenmemiş olanları, çeşitli koşullarda ve özgül yöntemlerle deneylikte yapmak için uygulanan türlü etkinliklere verilen ad. Deney yapmak. Fizik, kimya, biyoloji gibi derslerin öğretiminde doğal olayların bağıntıları ve yasaları üzerinde bilgi edinmek; varsayım olarak benimsenen bilim yasalarının doğruluğunu göstermek; belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak, sınıf ya da deney odasında öğrencilere göstermek için yapılan planlı deneme ya da sınama işi. bilinmeyen bir şeyi bulmak, bir ilkeyi, bir varsayımı sınamak amaciyle yapılan eylem ya da işlem. Deneye tabi tutmak. Bilimsel birgerçeği ortaya çıkarmak, bir varsayımı denemek ya da kanıtlamak, bir yasanın doğruluğunu göstermek ereğiyle yapılan işlem. Bilimsel araştırma yapmak, bir varsayımı ya da bir yasayı kanıtlamak için tasarlanarak yapılan ve belirli niceliklerin ölçülmesine, karşılaştırılmasına dayanan kılgıl çalışma.
Testings : Sınama. Deneme. Sondaj. Deneme yapma. Sınav. Test yapma. Deneyden geçirme. Test etme.
Tests : Denetim. Maden eritme potası. Ölçü. Sınav. Deneme. Miyar. Kriter. Sert kabuk (böcek vb.).
Examination papers : Sınav kağıdı. Sınav kağıtları. İmtihan kağıdı. Test sayfaları. Test olarak sınıflandırılan yazılı çalışma.
Test run : Deneme için çalıştırma. Deneme işletimi. Test uygulaması. Deneme koşumu.
Quiz : Çok soru sormak (birine). Yoklama. Çok soru soran kimse. İlginç tip. Bilgi sınama. Takılma. Alay. Eğlence. Sorgulamak. Sınav yapmak.
Proving : İspat. Kanıtlama. Tümdengelimci bir dizgede herhangi bir vargı ya da çıkarımı öncüllere ve sonunda önsayıtlara indirgeme. Tecrübe. İspatlama. Deneme.
Testing : Döşemde bir kaçak olup olmadığının araştırılması. Kaçak denemesi. Deneme. Sınama. Bir varsayım ve bir çıkarımın geçerliğini, bir yordamın uygunluğunu ya da bir bağıntının sağlanıklığını araştırmak amacıyla başvurulan olgusal ya da sayımsal işlem. Eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Yoklama. Sınav.
Quizzes : Takılma. Çok soru soran kimse. Bilgi yarışması. Şaka. Alay. Kısa sınav. İlginç tip. Bilgi sınama.
Trial run synonyms : experience, test, workout, trials.

Bu kısımda Trial run kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trial run ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trial run anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trial run ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.