Turna sazancık nedir, Turna sazancık ne demek

Teknik terim anlamı:

Orta Amerika kökenli, sığ, durgun veya çok yavaş akan sularda ve lagünlerde yaşayan, erkekleri 12 cm dişileri 20 cm olabilen, canlı doğuran dişli sazancıkların en büyük türü.

Turna sazancık anlamı, tanımı

Sazan : Sazangillerden, Avrupa, Asya ve Amerika'nın tatlı sularında yaşayan, sırt yüzgeci uzun, eti beğenilen kılçıklı bir balık (Cyprinus carpio). Kolay kandırılan, aldatılabilen kimse

Turna : Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş (Grus grus).

Dişli sazancık : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dişli sazangiller (Cyprinodontidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, Anadolu tatlı sularında çok rastlanan bir tür. Kemikli balıklardan, dişli sazangiller (Cyprinodontidae) familyasından, yedi cm kadar uzunlukta olabilen, Anadolu tatlı sularında yaşayan bir tür. (Aphanius dispar) Kemikli-baliklar (Teleostei) takımının dişli-sazangiller (Cyprinodontidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 45 cm. Anadolu tatlı sularında çok raslanır.

En büyük : A'zami.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Durgun : Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.

 

Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

Lagün : Deniz kulağı.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

Dişil : Bazı dillerde dişi cinsten sayılan (kelime), müennes.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Durgu : Sekte. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü.

Dişli : Dişleri olan. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Kaya balığı. Beklenmedik düzeyde olan. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan çark.

Canlı : Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.

 

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Turna balığıgiller anlamı nedir?

İngilizce'de Turna balığıgiller ne demek ? : pikes