Uyarlamak nedir, Uyarlamak ne demek

  • Birbirine herhangi bir bakımdan uyar duruma getirmek, intibak ettirmek.
  • Edebî eserleri, sinema, tiyatro, radyo ve televizyonun teknik imkânlarına uygun duruma getirmek, adapte etmek.
  • Bir yabancı eseri, kişi ve yer adlarını değiştirerek yerli bir eser durumuna getirmek, adapte etmek

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Bir romanı ya da öyküyü sahne için yeniden derleme, düzenleme. Örnek : Reşat Nuri Güntekin'in Çalıkuşu romanının oyun yapılması gibi.

Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve özellikler göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak, örnek : Molière'in Scapin'in Dolapları adlı oyununun Ayyar Hamza olarak uyarlanması.

Edebi terim anlamı:

Başka dilden bir edebiyat eserini yerli renk ve âdetlere uygun gelecek surette az çok değiştirerek çevirmek (UYARLAMA, Adaptation ; UYARLANMIŞ, Adapté; UYARLAYICI, Adapteur).

Bir kelimeye uyak olacak başka kelime getirmek (UYAKLI, Mukaffa, Rimé; UYAKLI NESİR, Seçili nesir).

Tiyatro'daki terim anlamı:

Yabancı bir tiyatro yapıtını yerli dile çevirirken, kişileri, olayları, töreleri yöreselleştirmek. Yabancı yapıtı yöresel havaya uygun biçimde yerleştirme.

İngilizce'de Uyarlamak ne demek? Uyarlamak ingilizcesi nedir?:

 

adapt, customize

Fransızca'da Uyarlamak ne demek?:

adapter

Osmanlıca Uyarlamak ne demek? Uyarlamak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

takviye etmek

Uyarlamak anlamı, tanımı:

Uyarlama : Bir eseri çevrildiği dilin, konuşulduğu toplumun yaşayışına, inançlarına uydurma. Uyarlanmış, adapte edilmiş. Birbirine uydurma. Uyarlamak işi, adaptasyon.

Bakım : Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Getirmek : Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bir makama atamak veya seçmek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Gelmesini sağlamak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Erişmek veya eriştiğini sanmak. Sebep olmak, ortaya çıkarmak.

İntibak : İki şeyin ölçülerinin birbirini tutması. Uyum.

Ettirmek : Etme işini yaptırmak.

Eser : Soyut kavramlarda belirti. Yayın, kitap, yapıt. Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. İz, işaret, im.

Sinema : Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi.

Diğer dillerde Uyarlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Uyarlamak ne demek? : v. adapt, transcribe

Fransızca'da Uyarlamak : adapter

Almanca'da Uyarlamak : v. adaptieren

Rusça'da Uyarlamak : v. приспосабливать, адаптировать, приспособить