Uzamdaşlık nedir, Uzamdaşlık ne demek

Uzamdaşlık; Matematik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Matematik'te terim anlamı:

f ve g uzamdaş işlevleri için, uzamdaşlığı varlayan F sürekli işlevi, a. bk. uzamdaş işlevler. Uzamdaş olma özelliklerini inceleyen uzbilim dalı.

Uzamdaşlık kısaca anlamı, tanımı

Uzamdaş : Bir sürekli dönüşümle birisi ötekisi üzerine gönderilebilen iki eğri. bk. uzamdaş altuzaylar. bk. uzamdaş işlevler

Uzam : Algılanan nesnelerin temel niteliği. Bir nesnenin uzayda kapladığı yer, vüsat.

Uzamdaşlık bölüğü : X ile Y ilingesel uzayları verildiğinde, X den Y ye sürekli işlevler arasında f ile g uzamdaştırlar» denklik bağıntısına göre oluşan denklik bölüklerinden biri.

Uzamdaş işlevler : S ile T iki ilingesel uzay olmak üzere, her için F(G,x) =f(x), F(1,x) =g(x) koşulunu sağlayan bir F : [O,1]xsürekli işlevi varlayan f ve g sürekli işlevleri, Anlamdaş. uzamdaş. a. bk. uzamdaşlık.

Sürekli işlev : Değişkeni sürekli olarak değiştiğinde, aldığı değerler kesiklik göstermeyen işlev. Anlamdaş. sürekli gönderim.

Sürekli iş : 30 iş gününden fazla süren işler.

Uzbilim : Sayı bilgisi, (aritmetik), cebir, uzam bilgisi gibi kollara ayrılan ve düzenli, ölçülebilir nesneleri inceleyen bilimler topluluğu. Biçim, sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki ilişkileri usbilim yoluyla inceleyen ve sayıbilgisi, cebir, uzambilgisi gibi dallara ayrılan bilim. Anlamdaş. matematik. [Bakınız: uzsezi].

 

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

İşlev : Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

 

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Olma : Olmak işi.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Uzamdaşlık anlamı nedir?

İngilizce'de Uzamdaşlık ne demek ? : homotopy