Valvula nedir, Valvula ne demek

Valvula; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kapakçık, kanatçık.

Hymenoptera’larda ovopozitör ve ovopozitör kılıfının gövdesini oluşturmak için valviferden köken alan oluşum.

Valvula tanımı, anlamı

Valvula foraminis ovalis : Fetal hayatta kalbin her iki kulakçığını ilişkide bulunduran, for. ovale’yi açıp kapamaya yarayan ve sol kulakçıkta bulunan kapakçık

Valvula limfatika : Lenf damarı kapağı.

Valvula vena kava kaudalis : V. cava caudalis’in kalbe açıldığı kısımda bulunan kapakçık.

Hymenoptera : [Bakınız: zar kanatlılar]. Genellikle iyi gelişmiş bir çift zarımsı kanada sahip Apidae (arılar), Formicidae (karıncalar) ve Vespidae (yaban arıları) ailelerini içeren takım. [Bakınız: zarkanatlılar].

Oluşturmak : Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Kanatçık : Küçük kanat. Kuşların başparmak ve birinci parmak kemiklerine bağlı teleklerinin bütünü. Baklagillerin çiçek tacında bulunan, yan iki taç yapraktan her biri.

Valvifer : Hymenoptera’larda ovopozitörün bazal kısmı.

Kapakçık : Küçük kapak. Yürekte ve damarlarda kanın veya başka sıvıların geri dönmesini önleyen supap durumunda küçük kapak.

Kanatçı : Sürüye girmeyen koyun ve keçi.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

 

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.

Kapak : Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Zıvanada iki dış yan parça. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça.

Kanat : Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.

Kılıf : Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.

 

Kılı : Ufak tefek, çelimsiz. Dana. Şakacı, güldürücü kişi. Çocuk oyununda bir süre için oyundan ayrılanın yerine koyduğu iz, bel.

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Kana : Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.

Diğer dillerde Valvifer anlamı nedir?

İngilizce'de Valvifer ne demek ? : valvifers