Vasodilatator shock türkçesi Vasodilatator shock nedir

  • Damarların genişlemesi nedeniyle venöz kanın geri dönüşümünün engellenmesi sonucu oluşan şok, sentral şok.
  • Vazodilatatör şok.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Vasodilatator shock ingilizcede ne demek, Vasodilatator shock nerede nasıl kullanılır?

Shock : Çıngı çarpması. Demet yapmak. Balyalamak. Sarsma. Şiddetle çarpmak. Utanmak. Elektroşok uygulamak. Donakalmak. Damar sisteminin kapasitesiyle dolaşım kanının hacmi arasındaki ilişkinin kan miktarı aleyhine bozulması sonucu oluşan, derinin solgunluğu, soğuk terleme, bilincin kaybolması, huzursuzluk, nabzın zayıf ve süratli olmasıyla belirgin, akut sistemik kanlanma yetersizliği, dolaşım kollapsı, dolaşım yetmezliği, kariyovasküler kollaps, asistolizm.

Acoustic shock : Akustik şok.

Administer a shock : Korkutmak. Ürkütmek.

After shock : Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı şok.

Anesthetic shock : Anestezik şok. Anesteziklerin etkisiyle oluşan şok.

Angiogenic shock : Kılcal damar geçirgenliğinin artması sonucu oluşan şok. Anjiyogenik şok.

İngilizce Vasodilatator shock Türkçe anlamı, Vasodilatator shock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vasodilatator shock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Central shock : Sentral şok.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abattoir : Salhane. Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Vasodilatator shock synonyms : a amplitude mod, a c deformity, a crochordon, abdominal ovariectomy, abdomen, a dna, abaxial.