Versions türkçesi Versions nedir

  • Tasvir.
  • Uyarlama.
  • Değişkenler.
  • Örnek.
  • Hikaye.
  • Varyant.
  • Çeviri.
  • Versiyon.
  • Yorum.
  • Alternatifler.
  • Rahimde bebeği çevirme (doğumda).
  • Sürümler.
  • Model.

Versions ile ilgili cümleler

English: Different people tell different versions of the incident.
Turkish: Farklı insanlar bu kazanın farklı versiyonlarını anlatırlar.

English: Are both English versions equally acceptable?
Turkish: Her iki İngilizce sürümü eşit kabul edilebilir mi?

English: Many software companies offer free versions of their products, albeit with limited functionality.
Turkish: Bir çok yazılım şirketi, işlevselliği sınırlı olsa da, ürünlerinin ücretsiz versiyonlarını sunuyorlar.

English: The difference between the two versions isn't clear.
Turkish: İki sürüm arasındaki fark açık değil.

English: There is only one religion, though there are a hundred versions of it.
Turkish: Yüz tane versiyonu olsa bile tek bir din vardır.

Versions ingilizcede ne demek, Versions nerede nasıl kullanılır?

Compare versions : Sürümleri karşılaştır.

Animadversions : Sitem. Eleştirme. Tenkit. Kınama. Eleştiri.

Aversions : Hoşnutsuzluk. Hoşlanmama. İsteksizlik. Yıldızı barışmama. Tiksinme. Sevimsiz tip. Sevmeme. İstikrah. Tiksinmek. İğrenme.

Confirm conversions : Dönüşümleri onayla.

 

Conversions : Değiştirme. Din değiştirme. Sayı. Dönme. Dönüştürme. Evirtim. Çevirme. Sayı yapma.

Introversions : İçedönüklük. İçedönüş. İçe dönme. İçe dönüklük. İçeriye dönme. İçe kapanıklık. İçine kapanıklık. İçe vurum. İntroversiyon.

Reversions : Eski haline dönme. İlkel özelliklerin yeniden belirmesi. Eski haline çevrilme. Dönme (eski durum veya alışkanlık veya inanç vb'ne). Eski haline ya da alışkanlığına dönme. Eski sahibine dönme. Terslik. Kutup değiştirme. Evirtim. Atacılık.

Diversions : Dikkatini dağıtma. Derivasyon. Oyalanma. Şaşırtma. Yanıltma. Oyalama. Güzergah çevirme. Yönünü değiştirme. İlgisini başka tarafa çekme. Şaşırtmaca.

Inversions : Evirme. Ters çevirme. Ters dönme. Tersine dönmüş şey. Başaşağı etme. Eşcinsellik. Altüst olma. Değişme. Akis. Tersyüz etme.

Graphics conversions : Çizim dönüştürümleri. Çizim veya grafik dönüştürümleri. Grafik dönüştürümleri.

İngilizce Versions Türkçe anlamı, Versions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Versions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Variables : Tutarsızlık. Çelişki. Fikir ayrılığı. Değişkenlik. Değişken. Uyuşmazlık. Değişen şey.

Exemplary : Örnek verici. Örnek niteliğinde olan. İbret verici. Örnek gösterilen. İbretlik. Örnek olarak gösterilmeye uygun. Uyarı niteliğinde. Örnek alınacak. Emsal.

Pen portrait : Betimleme.

Lay figure : Mağaza mankeni. Önemsiz kimse. Giysi mankeni. Gerçek dışı karakter.

Boloney : Martaval. İpe sapa gelmez şey. Saçmalık. Saçma zırva. Zırva. Boş laf. İri salam. Palavra. Saçma.

 

Ver : Sürüm. Version (versiyon). Edisyon. Varyasyon.

Matching : Uyuşturma. Eşlendirme. Uydurma. Uygun. Eş. Eşleştirme. Uyumlu. Eşleşen. Bir deneylemede deneysel değişkenin işe karıştırılmasından önce deney ve denetim kümelerinin ölçülmekte olan bağımlı değişkeni etkileyebilecek öteki özellikler bakımından eş duruma getirilmesi, bk. denkleştirme. Birbirine giden.

Vertion : Çevirme.

Exegesis : Şerh. Kutsal kitap yorumu. Tefsir.

Implementation : İkmal. Gerçekleştirme. Yürütme. Tasarımı yapılmış herhangi bir dizgeyi işletime hazır duruma getirme. Yerine getirme. Tamamlama. Yürürlüğe koyma. Yaşama geçirme.

Versions synonyms : constructions, anecdote, adaptations, matchings, duplications, rendering, median, claptrap, account, conformation, mockups, fable, affaire, edition, figuration, renderings, translation, explications, descriptions, eikon, claptraps, exegeses, example, copybooks, epitomes, ensample, alternative, manikin, translations, explication, picture, explanations, portraits.

Versions zıt anlamlı kelimeler, Versions kelime anlamı

Antitype : Olacağı önceden ima edilen olay. Olacağı önceden işaret edilen olay.

Liking : Sevme. Hoşlanma. Zevk. İlgi. Meyil. Sevgi. Düşkünlük. Beğeni. Alaka. Beğenme.